ZİL ÇALDI HAYDİ TÜRKİYE DERSE!

eskader_logo

 

ZİL  ÇALDI  HAYDİ  TÜRKİYE  DERSE!

Nurten Bulduk

Yeni bir eğitim dönemi için ziller çaldı. Tüm Türkiye bir kez daha iyi bir gelecek için yepyeni bir sistemle, 4+4+4 eğitim sistemiyle, sıralarına oturdu. Öncelikle dilerim ki ülkemizde bu eğitim öğretim yılı hayırlara vesile olur. Ben birçok yazar gibi oturup yeni sistemi eleştiri toplarına tutmak yerine; artık yürürlüğe girmiş bir sistemin düşünülen ve dile getirilen tüm olumsuzluklarını geçmişten de ders alarak düzeltmek için hepimize Allahtan sabır ve zihin açıklığı için dualarımı dile getireceğim. Nitekim bu ülkede öyle oldu ki nerdeyse yapılan her şeye kötü der olduk. Hangi konuya bakarsak bakalım, illaki bir şeylere kızıyoruz. Şöyle gönül rahatlığıyla oh be, bu da ne güzel oldu! dedirtecek faaliyetler görmek istiyor insan, ki varda. Var olan sorunlar kadar psikolojimiz de bozulduğundan olumlu şeyleri de görmez olduk.

Türkiye, Türk halkı eğitim sisteminde Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarından şimdiye dek, hatta daha da öteye gidilecek olunursa Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren modern eğitim adına  farklı birçok  yöntemi denedi. Yeniliklerle hep daha iyisi için uğraştı. Ama takdir edersiniz ki bir zaman geldi ki bu yenilikler de yeninin yenisine dönüştüğünden artık öğrencilerin, velilerin ve dahi öğretmenlerin canına tak etmeye başladı. Öyle ki yenilikleri takip edemez, yeni olana daha vakıf olmadan bir başka yenilikle cebelleşmek zorunda kaldık. İşte bu nedenledir ki umarız eğitimde yapılan bu son yenilik gerçekten tüm evrelerini tamamlayarak ve hedeflenenleri yaşatmaya fırsat bulur.

Bu bahsi geçen hedefler Türk Milli Eğitimi’nin genel amaçları çerçevesinde Milli Eğitim Temel Kanunu’nun ilgili maddelerince dile getirilen  hedeflerdir.  Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan “Türk Milleti’nin bütün fertlerini;  zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip; insan haklarına saygılı; kişilik ve teşebbüse değer veren; topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmekle birlikte; İlgi ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların kendilerini mutlu kılacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak” amaçlarını dilerim  ki nihayet uygulamaya fırsatımız olur.

Yıllardır çözümsüz kalan o büyük problemlerimize çözüm bulacak beyinler, yürekler bu 4+4+4 yeniliği çerçevesinde lanse edildiği  gibi yetişir.  Yetişir de bu ülkeyi çekip çevirip daha yaşanılası bir ülke yapar; bu halkın hak ettiği yaşama kavuşmasına vesile olur.

8 yıllık zorunlu kesintisiz eğitim sisteminin yerine getirilen zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran bu sistem yaklaşık 17 milyon öğrenciye; Türkiye’nin barış içinde yaşayacağı, kadın haklarına sahip çıkan, emeğe saygı duyan, hak edenin hak ettiğini aldığı, sınıfsız, vicdana dayanan kararlar alan bir neslin var olduğu günleri getirir.

İyi Dersler TÜRKİYE!

5 Yorum Yapılmış

  1. afranur

    10 Ekim 2012 at 13:39

    sayın Nurten hanım öncelikle elinize sağlık. Ben bir dost sayesinde eskader ailesine üye oldum vakit buldukça sizleri takip etmeye çalışıyorum emeği geçen herkesten Allah razı olsun yazınıza katılıyor temeninizi bende diliyorum umulur ki bu 4+4+4 sayesinde sağlıklı bir bireyler sağlıklı toplumlar oluşur sizinde dediğiniz gibi herşeye kızan düşünce yeteneğimizi kaybeden herşeyi yargısız infaz eden bireyler olduk herşeye çıkar menfaat gözüyle bakmaya başladık açıkçası hastalıklı bir toplum olduk olmayada devam etmekte ve çoçuklarımızda aynı bu durumda bu hale nasıl geldık diye çok düşünmüştüm önce kendimden başlamalıydım nasıl bireyim demeliydim yoksa kolayı seçer herkesi suçlardım annem suçlu babam suçlu eşim suçlu öğretmenler suçlu devlet suçlu vs vs ne kadar basit suçlamak hiç duydunuzmu ben suçluyum diyeni inşAllah bu yenilikle sağlıklı nesiller sağlıklı bireyler yetişir 1 insan bir toplum demektır eğer hastaysa 1 insan o toplumda hastadır kanser gibi yavaş yavaş yayılır önce şahislardan başlamalı bence neden derseniz yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum size liseye 9 cu sınıfa başlayan bir oğlum var oğlum başka bir okula kayıt etmiştik orda olmadı uzun bir mesele sizinde vaktinizi almak uzun tutmak istemiyorum 2 hafta geç başladık başka okula aldık kaydı neyse okulun toplantısı yapılmış herkesle tanışmıştı veliler eşim ilgilendi çoğu işlerle ben tanımıyordum bir sebepten dolayı okula gitmem gerekiyordu eşim dediki sen bir git tanış çok iyi bir müdür yardımcı bayan var bende gittim müsait değildi biraz kapıda bekledim nöbetci çoçuklar ordaydı biraz onlara kulak misafiri oldum kız öğrenciler ya bu kadar koşturuyoruz her istediklerini yerine getiriyoruz memnunda olsalar bari insan bişey der suratsızlar ne olacak diye konuşuyorlardı neyse beni çağırdılar içeri girdim kendimi tanıttım eşiminde dediği gibi çok hanım güler yüzlü bir bayandı kendi kendime bu çoçuklar neden öyle konu

  2. afranur

    10 Ekim 2012 at 14:22

    koşuyordu acaba dedim neyse bir alt katta indim rehber hocasıyla tanışmak için ordada aynı kızlarla karşılaştım kızlara bakarmışınız rehber hocası odasındamı diye sordum kızlar bana işiniz zor dediler neden dedim bugün tiriplerde hoca dikkat edin sizide azarlar dediler olsun kızm dedim belki bir sıkıntısı vardır dedim onlarda var var dediler nişanlısıyla kavga ediyor telden dediler biraz konuştuk kızlarla dedim bakın bazen istemedende olsa kızgınlıklarımızı çevreye yansıtırız o anda kimse yokuş gibi oluruz o gün moral bozuk ise herkesi tersleriz sizlerde sanırsınızkı niye bu şimdi bana kızdı ben ne yaptım ki dersiniz sizde ağzınıza geleni etrafa algıladığınız şeklide anlatırsınız hoca birden kötü olur gözünüde yapmayın çoçuklar hep kötüyü algılamayın şimdi bizmi kabahatli olduk abla dediler yok kızım dedim kötü olan öfkemizi kontrol edemiyoruz denge kuramıyoruz ne hocan nede sen suçlusun herşeye ön yargıyla bakıyoruz ondan sen gene tebessüm et olurmu güzel kızım dedim ve içeri girdim rehber hocasıyla tanıştım 27 yaşında bir bayan sürekli beni susturan tebessümü unutan kendi olumsuzluklarını okula yansıtan bir rehber hocası ne kadar verimli olur sizce o gün anladım ki ilk önce şahislar eğtim almalı çunki karşımızda ezberci ve taklitci zihniyet var 4+4+4 bu durumda yol almaz bizlere kaliteli zihniyet gerekiyor bu iş çok zor Rabbim sonumuzu hayır etsin az zararla çıkmayı nasip etsin sizinde gönlünüze yüreğinize eliniz sağlık SÖZ UÇAR YAZI KALIR İNSAN ÖLÜR ESERİ KALIR nice eserlere imza atmanız dileği ile

  3. aysakini

    12 Ekim 2012 at 12:26

    nurden hanım yazınızı güzel bulduk tebrikler:)

  4. NURTEN

    17 Ekim 2012 at 16:13

    Merhabalar, öncelikle teşekkürlerimi iletmek isterim.
    Doğrusu Sevgili Afranur’un söylediklerine katılıyorum. Doğrusu dile getirdiği birçok şey beni düşündürmeye sevk etti.Hem daha önce öğretmenlikten edindiğim deneyimler çerçevesinde hem de böyle değerli yorumlardan edindiğim bilgilerden yola çıkarak bir karar verdim.Okurumuzun dile getirdiği gibi bazı şeyleri düzeltmek bizim elimizde.Bir öğretmen olarak, bir kadın olarak yazılarımda daha ziyade bu tür sorunlara eğileceğim. Yani kadın,aile,çocuk ve çocuk eğitimi konusunda kalemime sarılacağım. Bu çabada siz değerli okurlarımın bana çok şey katacağını düşündüğüm yorumlarını şiddetle bekliyorum. Saygı ve sevgilerimle…

  5. afranur

    18 Ekim 2012 at 02:58

    merhaba nurten hanım))))bir eğtimci olduğunuzu bilmiyordum inanin ki bu beni dahada sevindirdi eğer bir katkım olacaksa yazılarınıza seve seve paylaşım yaparım içim çok dolu aslında hele’ki söz konusu çoçuklar gençler olursa inanın uykularım kaçıyor bu duygu ve düşüncelerimi çevremde herkesle paylaşıyorum fakat lafta kalıyor çok şeyler yapmak istiyorum ama elimden birşey gelmiyor (( buda beni çok üzüyor elimde değil duyarsız kalamıyorum inanın ki bazen bir tepeye çıkıp feryad etmek istiyorum bireylere anne baba olan herkese artık son verin bu gidişata her kız çoçuğu bir eş bir anne adayıdır her erkek çoçukta bir eş bir babadır unutmayın kendi derdinize düştünüz onları unuttunuz unutuğunuz her bir evlat bir gün size hesap soracak bu dunyada değil ebedi olan alem de o gün herkes birbirinden kaçaçak herkes birbirini suçlayacak ((( o günün azabından Rabbime sığınırım çokkk kereler düşünmüşümdür bir kitap yazmayı herşeyden önce yazı yazmayı çok seviyorum fakat yazı yazmak bişey değil oda bir meziyet ve sanat işidir kısacası herkesin harcı değildir yanı benim gibilerin belli bir alt yapı ister eğer böyle bir meziyetim olsaydı her evin kapısına bir kitap yazar koyardım gel gelelim ki toplum kitap yerine dizi seyretmeyi tercih ediyor tıpkı yıllar önceki afranur gibi diğer adım ayşe gibi afranurun da bir hikayesi var birgün paylaşırım inşAllah size biraz kendimden bahsetmek isterim size daha iyi anlama adına adım ayşe 1964 istanbul doğmluyum evli 2 erkek çoçuk annesiyim evliyim büyük oğlum 28 küçük 14 büyük oğlum 1 yılık evli iyi bir anne iyi bir eş Allah’a yakışır kul olma yolundayım asla mükemmellik yolunda değilim bu temenilerinize kavuştunuzmu derseniz herzaman ki gibi tek kaldım benim adıma düşense sabır (( herkesi olduğu gibi kabulenmek hiç kimseyi yargılamamak en doğrusu bu 8 yıl önce böyle düşünmüyordüm başkalarını suçlamak yerine kendimi hesaba çekmek gerek düşündüm kırk yılın hesabıyla başladım biraz geç oldu ama temiz oldu)) başta herkes gibi benimde hatalarım oldu hatasız kul olunmuyormuş demeki neresinden dönersek kar Rabbim’de ayetinde insan zayıf yaradılmıştır der önemli olan bundan sonrası asla umutsuz değılım mükemel bir rehberim var kuran bu konulara ne geceler yeter nede gündüzler ara ara vakit buldukça yazarım sizde uygun görürseniz ele alacağınız konular çok güzel gerçekten üstünde çok durulması gerekiyor insanlar maneviyatını ve değerlerini kaybediyor öyle bir başlık atın ki kaleme alacaklarınıza okumayan kalmasın ilk okuyanda alanda ben olayım ) sevgilerimle

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın

Yorum Yaz