İbrahim Manav: “Sahaflar, âlimlerin dostuydu”

İbrahim Manav: “Sahaflar, âlimlerin dostuydu”

 

Ayşe Yüksel (Sanatalemi.net)

ESKADER’in Timaş Kitapkahve’de düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde “Sahaflar Çarşısı’nın Müdâvimleri Kimlerdi?” sorusuna cevap verildi. Çarşıyı en çok ziyaret eden ilim, fikir, sanat ve siyaset adamları rahmetle, saygıyla anıldı. Kıdemli sahaf ve halen Sahaflar Çarşısı’nda mesleği icra eden İbrahim Manav, renkli, nükteli, derinlikli ve istifadeli bir konuşma yaptı. Sahaf Turan Türkmenoğlu’nun idareciliğinde gerçekleşen toplantıya, kültür sanat dünyasından Dursun Gürlek, Şâkir Diclehan, Müslim Ülgen, Özdemir Özsoy ve Yusuf Gedikli de katıldı.

Açış konuşmasını yapan Mehmet Nuri Yardım, Sahaflar Çarşısı’nın nesilleri kültürel anlamda beslediğini belirterek, “Bunda bilgili, kendisini iyi yetiştirmiş sahafların rolü büyük. Hocalarımız bizi Sahaflar Çarşısı’na yönlendirir, buradan istifade etmemizi, kitaplar almamızı isterdi. İşte İbrahim Bey gibi değerli sahaflar ilim, edebiyat ve sanat dünyasına çok büyük hizmetler etmişlerdir.” dedi.

Programı takdim eden sahaf Turan Türkmenoğlu da, İbrahim Manav’ın çarşıda saygın bir yere sahip olduğunu belirterek, “İbrahim ağabey sevdiğimiz, saydığımız ve kendisinden istifade ettiğimiz bir meslek büyüğümüzdür.” dedi.

İbrahim Manav konuşmasına şu sözlerle başladı:

“Sahaf binlerce kitaba hakimdir, romanı da bilir edebiyatı da bilir, sanat kitaplarını da bilir bilmeye çalışır ve son noktası hat sanatıdır. Hat sanatını bilmediniz mi sahaflığa kolay kolay erişemezsiniz. Sahaflar bir çok üstat yetişmiştir. Meselâ Hacı Muzaffer Ozak, molla kitaplarına hâkimdi ama hat sanatında biraz zayıftı. Ben şöyle tarif ediyorum. Sahaflar birbirini tamamlar. Kimi tarih kitaplarında, kimi molla kitaplarında, kimi de müteferrikada hâkimdir. Mehmet Necati Bey vardı. Derin sahaftı, her şeyi bilirdi benim de yan komşumdu. Mehmet Necati Bey, eski sahaflardan Raşit Efendi’nin damadıydı, Raşit Efendi’ye yetişmedik ama gelmiş geçmiş en büyük sahaflardandı.”

 

SAHAF DOSTLARI KİMLERDİ?

Konuşmasında daha sonra sahaf dostlarına temas eden İbrahim Manav, çarşıyı en çok ziyaret edenleri de anarak şunları söyledi:

“Sahaf müdavimlerinden bahsetmek istiyorum. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Cavit Baysun, Ahmet Hamdi Tanpınar, Hasan Âli Yücel… Tanpınar’ın sırtında yağlı bir pardösü vardı. Sigaralarına ekleme yapardı. Bir gün içeri girdi ustamla birlikte eski kitaplara daldı. Divanları tarardı, konuşmaz sadece ustamla muarefe ederdi. Çok kıymetli insanlardı.

Ben size bir sahaf tablosu çizeyim. Meselâ İbnülemin Mahmut Kemal Bey diyelim. Ustamıza geldi. Ustamız bana ‘Oğlum  melfufu çıkar.’ derdi. Melfuf, saklanan, ayrılan şey demektir. Sahaflar kıymetli eserleri bir kenara koyar, erbabına gerektiğinde daha ucuza satarlardı. Bir gün çarşıyı İbnülemin ziyaret ediyordu. Bizim de dükkânımıza geldi. Üstat, kendisi için saklanan ve zarfından çıkarılan kitabı aldı, içine baktı. ‘Bu eser mesmuum idi, ama manzurum değildi.’ dedi. Yani kitabı duymuştum ama görememiştim. ‘Acaba fiyatı kaç para?’ diye sordu. Merhum Nizamettin Bey vardı Mevlevi meşrep, Yenişehirli Avni’nin anne tarafından torunuydu kendisi. Bir gün Bizans kiliseleriyle ilgili bir kitap düştü eline. Ben yanında dolaşıyorum, onu almak istiyorum, ‘Verir misin?’ diyorum. ‘Yok oğlum ben onu Semavi Beye ayırdım.’ O anda oğlu şevkle atıldı, ‘Baba benim müşterim var, 100 liraya alacak bu kitabı’ dedi. Babası ‘Yok yok, ben bu kitabı Semavi Beye 20 liraya vereceğim.’ dedi. Hayret etmiştik. Yani eski sahaflarda böyle bir ahlâk vardı, kitabı erbabına verirdi, böyle kıymetli insanlardı.”

İbrahim Manav, daha sonra çarşının ziyaretçileri arasında bulunan Hasan Âli Yücel, Agâh Sırrı Levent, Nuri Arlasez, Mehmet Kaplan, Ömer Faruk Akün, ve Nihat Çetin gibi âlimlerden ve hocalardan bahsetti, kendileriyle ilgili unutamadığı hâtıraları dile getirdi. Büyük bir ilgi ile yaklaşık iki saat takip edilen toplantının ardından sorulara geçildi. İbrahim Manav, dinleyicilerin konuyla ilgili sorularına cevaplar verdi. Toplantı, vefat eden sahafların ruhuna okunan Fatiha’nın ardından çekilen hâtıra fotoğrafları ile son buldu.

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın