DAĞCI’YI VE GASPIRALI’YI DÜNYAYA ANLATALIM

ESKADER’in düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde bu hafta Kırım’ın yetiştirdiği iki büyük yazar anıldı. İsmail Gaspıralı ve Cengiz Dağcı’nın anlatıldığı toplantıda bu iki önemli değeri daha yakından tanımamız ve tanıtmamız gerektiği vurgulandı.

            Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) Cağaloğlu’nda Kırım’ı, Kırım yazarlarını, Esat Kabaklı’nın sazından ve sesinden türkülerle buluştuğu bir toplantı gerçekleştirdi. Son günlerde kritik günler geçiren Kırım’ın kültür damarını besleyen ve ayakta tutan, beldeyi Türkiye’ye eserleriyle taşımış iki büyük değeri yâd etmek için toplanan dinleyiciler, Kabaklı’nın türkülerini hep birlikte söylediler ve yapılan konuşmalarla birlikte duygulu anlar yaşandı. Timaş Kitapkahve’de Bâbıâli Sohbetleri kapsamında gerçekleşen ve Kırım’ın bu sancılı günleri de aşacağına dair temennilerin sık sık dile geldiği toplantıda, Kırım’ın önemli yazarlarından kabul edilen Cengiz Dağcı ve İsmail Gaspıralı anlatıldı. Fikir adamı ve yazar İsmail Gaspıralı’yı Mehmet Kâmil Berse anlatırken, büyük romancı Cengiz Dağcı’yı ise Yard. Doç. Dr. Mustafa Çetin anlattı. Program’da Kırım Derneği Başkanı Celal İşten kısa bir konuşma yaptı.

 

                        KIRIM RUHU DİRİ TUTULMALI

            Açılış konuşmasını yapan ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım, bugünlerde Kırım’da hepimizi üzen olayların cereyan ettiğinin altını çizerek son değişikliklerle birlikte Kırım’ın yok sayılır hale geldiğini üzüntü ile dile getirdi. “1994’te çeşitli acılar yaşamış halkı sürgüne mahkûm edilmişti. Ama o günlerde ayakta kaldılar. Osmanlı için Kırım çok önemli olmuştur. Bizden ayrı kalmaları bizim içimizde bir acıdır.” diyen Yardım, Türkiye’den birçok yazarımızın da Kırım ile ilgili eserleri bulunduğuna dikkat çekti. Dinleyiciler arasında bulunan Kırım Derneği Başkanı Celâl İçten’den Cengiz Dağcı adına bir roman yarışması organize etmeleri ricasında bulunan Mehmet Nuri Yardım, bu türden yarışma ve toplantıların Türkiye’deki Kırım ruhunu diri tutacağına olan inancını dile getirdi.

            Programın takdimini gerçekleştiren şair ve yazar Cengizhan Orakçı, Kırım’a çocukluğundan itibaren büyük ilgi duyduğunu belirterek, bu bağı Sivastopol Marşı, Buğra Alpgiray’ın “Paris Akşamları” şiiri ile Cengiz Dağcı’nın romanları sayesinde Kırım ile güçlü bir bağ kurduğunu dile getirdi. “Kırım bizim için önemli. Bugünkü Rus yönetimi Çarlık Rusya’sından farklı düşünmüyor.” diyen Orakçı, Kırım’ın bizimle olan bağını tarif ederek Kırım hadiselerini bize en iyi aktaran İsmail Gaspıralı ve Cengiz Dağcı gibi iki büyük yazarı anıyor olmaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.

 

                        “BİR AVUÇ TOPRAK GÖTÜRDÜM”

            İlk sözü alan ve İsmail Gaspıralı hakkında uzmanlığı bulunan yazar Mehmet Kâmil Berse, Gaspıralı’yı anlamanın Kırım’ı anlamakla mümkün olacağının altını çizerek dinleyicileri Kırım’ın 14. yüzyıldan bugüne kadarki seyrine dair kısa bir gezintiye çıkardı. Toplantıda İsmail Gaspıralı’yı anlatacağını haber verdiği Gaspıralı’nın torunun kızına ait Kırım’dan gönderilmiş şahsına gönderilmiş mesajı da dinleyicilerle paylaşan Berse, İsmail Gaspıralı’nın kızı Şefika Gaspıralı’nın da İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı’nda metfun olduğunu, bir sempozyum için gittiği Kırım’daki İsmail Gaspıralı mezarına kızının mezarından bir avuç toprak götürdüğünü dile getirdi. “Türkiye’nin bir kanadı Kırım, bir kanadı Kıbrıs’tır.” diyen Mehmet Kâmil Berse, Kırım’ın bizim için çok önemli olduğunu ve orada yetişmiş değerli şahsiyetleri anlamamız gerektiğini belirterek Kırım tarihine dair önemli anekdotlar aktardı.

                        TÜRK DÜNYASINI KAPSAYAN EĞİTİM HAREKETİ

            Kronolojik olarak İsmail Gaspıralı’nın hayatını tarihi verilerle aktaran Mehmet Kâmil Berse, Gaspıralı’nın uzun yıllar, yarısı Türkçe yarısı Rusça olarak ailesinden de destek alarak çıkardığı ve davasını, düşünce dünyasını sayfalarına taşıdığı Tercüman gazetesinden detaylarla bahsetti. Yayınlandığı dönemde bu gazetenin bütün Türk dünyasında yankı bulduğunu dile getiren Berse, dil birliğinin sağlanması çabasına çok büyük katkı sağladığını ifade etti. İsmail Gaspıralı’nın bir diğer önemli çabasının başlattığı eğitim hareketi olduğunu kaydeden Mehmet Kamil Berse, 1884 yılı itibariyle Usul-i Cedit okullarını kurduğunu, vefat edene kadar Türk dünyasında açtığı okulların sayısının beş bini bulduğunu ve bu sayının bugün kolay ulaşılamayacak bir miktar olduğunu belirtti. “Bu okullar kırk beş gün içinde okuma yazmayı öğretmeyi hedefliyordu. Gaspıralı bunun yanında hayır kurumları açtı, vakıflar kurdu. Ayrıcalıklı bir kişiliği vardı. Kahire’ye dünya müslümanlarını toplamak için üç defa gitti. Ancak İngilizler tarafından engellendi bu girişimi.” diyen Berse, Türkiye okullarında bu güne kadar Gaspıralı’dan bahsedilmemesini, tanıtılmamasını, davasının konuşulmamasını eleştirerek sosyal hayatta, Kırım’ı ve Türk dünyasını temsilde örnek alınacak önemli bir model olduğunu söyledi.

                        DAĞCI, DÜNYA EDEBİYATININ BÜYÜK YAZARI

            Cengiz Dağcı’yı anlatan Yard. Doç. Dr. Mustafa Çetin, Dağcı hakkındaki uzun yıllara yayılan araştırmalarından çıkardığı izlenimleri ve Dağcı’nın kişiliği hakkındaki ipuçlarını dinleyicilerle paylaştı. Cengizdagcı.org sitesinin de editörü olan Çetin, bu sitede Cengiz Dağcı’ya sahip çıkan yazarların çalışmalarına yer verdiklerini ve Dağcı’yı tanıtmayı amaçladıklarını ifade etti. Kırım’dan uzun süre ayrı kalmış bir yazarken Kırım topraklarına gömülmesinin çok anlamlı olduğunu dile getiren Çetin, Cengiz Dağcı’nın Türk dünyasının olduğu kadar dünya edebiyatının da büyük bir yazarı olduğunu kaydetti. Bunu fark edemeyişimizin ve ettiremeyişimizin bizim kusurumuz olduğunu anlatan Mustafa Çetin sözlerini şöyle sürdürdü:

                        GÜCÜNÜ NAİFLİĞİNDEN ALIYORDU

            “Hayatı bir film senaryosu. Doğduğu yıllar Alman işgalinin bittiği, Lenin döneminin ve peşisıra kıtlık ve acının başgösterdiği bir dönemdir. Edebiyat öğretmeni sayesinde edebiyata adım attı. Askerliğin ardından bir daha Kırım’a dönemedi. 1944’te Almanlara esir düştü. Onun hayatının rotasını en çok etkileyen eşi Regina olmuştur. Cengiz Dağcı gücünü naifliğinden alan bir yazardır. Hiçbir zaman davasını açık bir şekilde ortaya dökmemiştir. Regina, onun eserlerini kaleme almasında yardımcı olduğu kadar sosyal hayatının da en büyük destekçisidir. Öyle ki, eşinin vefatından sonra bir kanadı kırılmıştır. Biz Cengiz Dağcı’yı öyle çok sevdik ki, onun her haliyle ve insanî yönleriyle göremiyoruz. Dağcı ile ilgili düşünce üreten insanlar, onun sınırlı yönlerinin bilinmesine sebep oluyor. Dağcı bir dünya yazarıdır. Korkunç Yıllar’da bir Polonyalı yazar gibidir. İngiltere’ye ilişkin eserinde bir İngiliz yazarı tavrı gösterir. Buna rağmen eserleri bırakın İngilizceyi, Türk dünyasındaki bütün dillere, Rusçaya dahi çevrilmemiştir. Bizim onu dünya ile paylaşmamız gerekiyor. Onun dünyada birçok acı çeken topluma ve insana yol göstereceği inancındayım. Cengiz Dağcı bize Kırım’ı ve vatansever olmayı öğretti. O bize yeteri kadar hizmet etti. Şimdi biz de ona hizmet edelim.”

                        HÜR DÜNYA’DAN DESTEK VE DUA

            Yusuf Dursun’un Kırım’a atfederek kendi şiiri “Gönül Coğrafyası”nı seslendirmesinin ardından değerli müzisyen Esat Kabaklı da bağlamasıyla birlikte Kırım türkülerini seslendirdi. Kabaklı, “Can Kırım”, “Sivastopol”, “Geri Çekil”, “Gün gördüm günler gördüm” ve “Çırpınırdı Karadeniz” türkülerini seslendirirken dinleyiciler de sanatçıya eşlik ettiler. Esat Kabaklı’nın mini konseri dinleyicilerden büyük alkış aldı. Sonrasında konuşan Kırım Derneği Başkanı Celal İçten, Kırım’ın zor günler geçirdiğini dile getirerek dünyanın gözü önünde meydana gelen bu gelişmeler karşısında endişeli olduklarını, 350 bin Tatar Türkü olarak sonuna kadar mücadele edeceklerini belirtti. Türkiye’nin “hür dünya”nın bir temsili olduğunu vurgulayan İçten, Türkiye’den ve Türk insanından destek beklediklerini ifade etti. Bu toplantının kendileri için çok önemli olduğunu anlatan Celal İçten, “Türkiye Kırım’ın gözü kulağıdır.” dedi. Toplantı sonunda Ahmet Yüter’in Kur’an tilâveti ve manzum duasını okumasının ardından hâtıra fotoğrafları çekildi.

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın

Yorum Yaz