Ali Emîrî Büyük Bir Kâşif ve Edipti

Ali Emîrî Büyük Bir Kâşif ve Edipti

 

Elif Sönmezışık (Sanatalemi.net)

Ali Emîrî Efendi vefatının 90. yılında ESKADER’in düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri kapsamında yâd edildi. Büyük kitap âşığını, Millet Kütüphanesi’nde 30 yıl boyunca müdürlük yapmış olan Mehmet Serhan Tayşi anlattı.

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği’nin (ESKADER) her hafta Timaş Kitapkahve’de düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde bu hafta vefatının 90. yılı münasebetiyle Ali Emîrî Efendi anıldı. Ali Emîrî’nin İzinde adıyla hâtıralarını yayımlayan ve 30 yıl boyunca Ali Emîrî’nin mirasının korunduğu Millet Kütüphanesi’nde müdürlük yapan Mehmet Serhan Tayşi, Ali Emîrî Efendi’yi bütün yönleriyle anlattı. Takdimini kültür tarihçisi Dursun Gürlek’in yaptığı toplantıda Tayşi,  Ali Emîrî Efendi’nin Kaşgarlı Mahmud’un ünlü eseri Divânü Lugati’t-Türk’ü nasıl bulduğundan çağdaşları ile yaşadığı polemiklere kadar birçok yönünü dinleyicilere aktardı. Program edebiyatseverler tarafından büyük bir dikkatle takip edildi.

GÜNÜMÜZÜN ALİ EMÎRÎ EFENDİSİ

Açılış konuşmasını gerçekleştiren ESKADER Kurucu Başkanı edebiyatçı yazar Mehmet Nuri Yardım, Ali Emîrî Efendi’nin geçmişten günümüze âşina olduğumuz bir kitap koleksiyoncusu olduğunu ifade ederek Mehmet Serhan Tayşi’nin Ali Emîrî’nin İzinde adıyla Timaş Yayınları arasından çıkan nehir söyleşisinin çok güzel hâtıralarla dolu olduğunu belirtti ve okunmasını tavsiye etti. Ardından Yardım’ın Osmanlı Türkçesi kelimeleri ile kaleme aldığı ve Mehmet Serhan Tayşi’ye ithaf ettiği “Ali Emîrî Efendi’den Mektup” başlıklı, konuşmacı ve takdimciye teşekkürlerin yer aldığı metin okunarak sohbete başlandı.

Takdimi yapan Dursun Gürlek sözlerine, “Kitabiyyat dünyamızın bu kadar önemli ismi olan Ali Emîrî Efendi’yi göremedik diye hayıflanmayın ve üzülmeyin. Çünkü Mehmet Serhan Tayşi, kendisi kabul etsin etmesin, günümüzün Ali Emîrî Efendisi’dir. Onun hayru’l-halefidir.” diyerek başlarken Yahya Kemal’in “Ali Emîrî’ye Gazel” başlıklı dizelerini okudu. Millet Kütüphanesi’nin 1916 yılında kurulduğunu ifade eden Gürlek, kütüphanenin kurucusunun ve ilk hafız-ı kütübünün Ali Emîrî Efendi olduğunu kaydetti. Mehmet Serhan Tayşi’nin böyle kıymetli bir kütüphanede 30 yıl kadar hafız-ı kütüblük yaptığına ve günümüzün hafız-ı kütübü olduğuna vurgu yapan Dursun Gürlek, Tayşi’nin sohbetlerinden istifade edilmesi gerektiğini dile getirdi. “Ali Emîrî Efendi, Mehmet Âkif, Ömer Nasuhi Bilmen gibi köprü adamları anlayabilmek ve o güzelim eserlerini okuyabilmek için Osmanlı Türkçesinin mutlaka öğrenilmesi gerekir.” diyen Gürlek, gençlerin Osmanlı Türkçesinin bugün artık kullanılmayan zarif kelimelerini de öğrenme gayreti içinde olmaları gerektiğini söyledi.

ÖNEMLİ BİR TARİHÇİ

Ali Emîrî Efendi’yi anlayabilmek için, onun şahsiyetini ortaya koymamız gerektiğini söyleyen Mehmet Serhan Tayşi, Ali Emîrî’nin büyük bir edip olduğunu vurgulayarak aynı zamanda bir tarihçi olduğunu belirtti. “Kadîm kitapları ortaya çıkarması sebebiyle önemli bir tarihçimizdir. Kaleme aldığı Osmanlı Vilâyât-ı Şarkiyyesi adlı eseri tarihçiliğini ortaya koymak adına çok önemli bir eserdir.” diyen Tayşi, Doğu’daki beş önemli şehri bu eserinde anlattığını kaydettikten sonra Ali Emîrî Efendi gibi alanında ağırlığı bulunan şahsiyetlerin yetiştiği Osmanlı kültürünün doğru anlaşılması gerektiğini ifade etti. Ali Emîrî Efendi’nin bütün bunların yanında matematikçi olduğunu anlatan Tayşi, bu yönünün kendisini analitik bir bakışla içinde bulunduğu kültürü değerlendirmeye sevk ettiğini belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

DİVÂNÜ LUGATİ’T TÜRK’Ü BULMA MACERASI

“Gördüğü kitapları hem zihnine kaydetmiştir, hem de nüshasını çıkarmıştır. Bu şekilde birçok değerli kitabı toplamıştır. Kayıp kitapların çoğu hafızasındaydı. Divanü Lugati’t-Türk’ü bulması tesadüfî değil,  şuurludur. Mısır’da, Hint’te, Bağdat’ta, Şam’da, Herat’ta aradığını, ancak bulamadığını söylemiştir. Esere, sonunda İstanbul’da kavuşmuştur. 24 Oğuz Boyu’nun tam listesi Divânü Lugati’t-Türk içinde yer almaktadır. Bütün Selçuk ve Osmanlı araştırmacılarının başucu kaynağıdır. Yazıldığı yıllarda coğrafi duruma göre halkların yayılışı da detaylarıyla bu eserde yer alır. Kaşgarlı Mahmud gibi bir dehanın kaleme aldığı ufuk açıcı devasa bir kitaptır. Ali Emîrî Efendi böylesi birçok dehanın yazma eserlerini toplamıştır. Bunların arasında Pirî Reis de vardır. Birçok mecmuanın yanı sıra, eyalet ve vilayet salnamelerini, birçok divanı toparlamıştır. Cumhuriyet’in başlarına kadar tek başına birçok istatistik ortaya koymuştur. Cem Sultan’ın divanını da o bulmuştur. Ali Emîrî Efendi’nin edebî cephesi son derece geniş. Ulema bir aileden geliyordu. Büyük bir şair ve edip olan Ömer Şerif Efendi’nin torunuydu. Seyyid soyundandı. Yetişmesi ve yaşayışı ile bir Osmanlı çocuğuydu.”

KÖPRÜLÜZÂDE TARTIŞMASI

Ali Emîrî Efendi ile Fuad Köprülü’nün mektuplaşmaları olduğunu anlatan Mehmet Serhan Tayşi, bu mektuplaşmaların sebebinin Ali Emîrî Efendi’nin Fuad Köprülü’nün Köprülüzâde sülalesinden olmayıp Kıblelizâde sülalesine mensup olduğunu söylemesi olduğunu ifade etti. “Ali Emîrî Efendi, Fuad Köprülü’nün kız torundan dünyaya gelmesine rağmen kendisini Köprülüzâde olarak tanıtmasının ne kadar yanlış olduğunu söylemiştir. Zira bu iddiası doğrudur. Ali Emîrî Efendi’nin bu konu ile ilgili yazdığı makalelerin okunması gerekiyor.” diyen Mehmet Serhan Tayşi, hakikatlerin bu şekilde ortaya konması gerektiğini belirterek araştırmacılığın önemine dikkat çekti. Ali Emîrî Efendi’nin Osmanlı yönetiminin her kademesinden kusurlu şahıslara çekinmeden eleştirilerini yönelttiğini anlatan Tayşi, herkesin korktuğu büyük makam sahiplerinden zerre kadar korkusu olmadığını, Ali Emîrî Efendi’nin hiçbir sözünde iftira ve yalan bulunmadığını belirtti. “Çok tehlikeli olduğu dönemlerde kitap aşkı yüzünden Yemen’e gitmiş ve büyük zorluklarla istediği kitaplara ulaşmış, alabildiğini almış, alamadığının nüshasını çıkarmıştır.” diyen Tayşi, Ali Emîrî Efendi’nin kalitesinin o yıllarda tartışma içinde bulunduğu kişilerin de kalitesinden rahatlıkla anlaşılabileceğini dile getirdi. Program sonunda dinleyicilerle konuşmacılar birlikte hâtıra fotoğrafı çektirdiler.

Yayın Tarihi: 14 Kasım 2014

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın

Yorum Yaz