KasımAralık 2008Ocak
PtSaÇaPeCuCtPz
24252627282930
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930311234

ÜSKÜDAR"DA ŞİİR GİBİ BİR GECE
 

ÜSKÜDAR"DA ŞİİR GİBİ BİR GECE


Serap Öztuncer/ Sanatalemi.net

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) ile Üsküdar Belediyesi"nin ortaklaşa düzenlediği "Ustalara Saygı Geceleri"nin bu ayki konuğu şair ve yazar Yavuz Bülent Bâkiler"di. ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım"ın açış konuşmasını yaptığı gecenin sunuculuğunu ESKADER Yönetim Kurulu Üyeleri Bestami Yazgan ve Yusuf Dursun birlikte gerçekleştirdiler.

Yavuz Bülent Bakiler gecede şiir üzerine sorulan bir soru üzerine sanat anlayışını ve edebiyata bakışını açıkladı. Yavuz Bülent Bâkiler son derece mütevazı bir üslupla yaptığı konuşmada, şiirde yeni bir çığır açma gayreti ve iddiasının olmadığını belirtti.

 

Bu milletin değerlerini sahiplenen, ülkemiz insanları için güzel bir şeyler yapmak isteyen her vatansever aydın gibi sadece işini en iyi şekilde yapmaya çalıştığını ifade etti. Kendisine yurt içinde ve yurt dışında verilen ödüllerden bahsederken de bu ödülleri milleti adına almış bir büyük insan olduğunu bizlere hissettirdi. Bilindiği üzere Yavuz Bülent Bakiler Sivaslı. Sivas halk âşıklarının anayurdu olarak da biliniyor. Şiire ilk başladığı yıllarda bu halk âşıklarının etkisini de unutmamak gerekiyor.

Bâkiler, konuşmasında devamla ""Türkiye"de yeni yetişen çocuklarımızın Türkçe’yi doğru dürüst konuşamadığından bahsederek, İngiltere"de Şekspir örneğini verdi. Bâkiler konuşmasına şöyle devam etti:

“Bir İngiliz çocuğu Şekspir"i rahatlıkla anlayarak okurken bizim üniversite bitirmiş çocuklarımız kendi eserlerini doğru dürüst okuyamamaktadır. Bir insanın zekâsı bildiği kelime sayısıyla orantılıdır. Ne kadar çok kelime bilirseniz o kadar rahat düşünür ve bilim yaparsınız. Bu günlerde Türkiye"de dil üzerine düşünen insanların kabul ettiği bir gerçek var ki: "Türkçeleşen Türkçedir". Siz bu gerçeği inkâr ettiğiniz yerde asla Atatürk"ün hedef gösterdiği muasır medeniyet seviyesine ulaşamazsınız.

Şiir yazarken duyduklarımı düşündüklerimi dile döküyorum. Fazla büyütmeden içimden gelen duygulara kelimelerin tercüman olmasını sağlıyorum o kadar. Yoksa ben haddimi de bilirim. Büyük lâflar edip lâflarının altında kalan şairler gibi de olmak istemem. Kelimeler benim için bir anne sıcaklığı gibidir. Annesine Türk edebiyatında en çok şiir yazan şairlerden biri benim. Bunun sebebini de sizinle paylaşayım: Askerde takım komutanıydım. Bir askerimin annesi şehre gelmişti. Bölük komutanından izin istedi alamadı. Ben izin verdim ama zamanında gelmesi için de tembihledim. Asker zamanından önce gelmişti. Sebebini sorduğumda annesinin sözlerini bana aktardı. Annesi şöyle söylemişti oğlunu geri gönderirken: Ben anayım oğul, sana bakmaktan nasıl doyarım, İmkân olsa sana yıllarca bakmak isterim. Gözün karnı yok ki doysun oğul, var git kışlana teslim ol. Kumandanını zor durumda bırakma. Bu sözleri işitince çok duygulandım ve kendi anneme şiir yazmadığımın farkına vardım. Ondan sonra da annem için çok şiirler yazdım.”

Yavuz Bülent Bâkiler konuşmasının sonuna doğru Türkçe’nin günümüzdeki meseleleri üzerinde durdu. Bâkiler sözlerini şöyle tamamladı:

“Dil konusunda hassas davranmak zorundayız. Bir kere her şeyden önce evimizde kapsamlı bir lugat bulundurmalıyız. Onun yanında küçük de olsa bir kütüphanemiz mutlaka olmalıdır. Dilimizi buduyoruz sonra da şikâyetçi oluyoruz. Hepimiz hep birlikte dilimize sahip çıkarsak ancak başarılı oluruz. Türk ve Müslümansanız bu ülkede en çok kitaptan siz kaçıyorsunuz. Oysa "oku" emriyle başlayan bir kutsal kitaba sahibiz ki ne kadar çelişkili bir durumdur bu. Kimse kusura bakmasın bana göre kitapsız kütüphanesiz evler mağaradan farksızdır. Okumayan bir millet olduğumuz için de yöneticilerimiz de bizim gibi oluyor. Uluslararası arenada ülkemizin hak ve menfaatlerini savunmakta aciz kalıyorlar. Sokaktaki çöpçümüzden Çankaya’daki Cumhurbaşkanımıza kadar hepimiz iyi okumalıyız sürekli okumalıyız. Yoksa çok pişman olacağımızdan hiç kuşkunuz olmasın.”

Geceye Üsküdar Belediye Başkan Yardımcılarından Şadan Özkaya, Üsküdar Belediyesi Kültür Müdürü Belgin Dişçi, Altunizade Kültür Merkezi Müdürü Emine Güler, Kocaeli Ali Fuat Başgil Sosyal Bilimler Lisesi Müdürü Mürsel Gündoğdu, yazarımız Meryem Aybike Sinan ve okul öğrencileri iştirak ettiler. Geceye katılan diğer davetliler ise şöyleydi: ESKADER kurucularından Şerif Aydemir, gazeteci Atilla Şahiner, yazar İsmail Hakkı Avı, yazar Dursun Ali Taşçı, Türk Edebiyatı Vakfı Müdürü Cemal Aydın, Türk Edebiyatı Dergisi Yazı İşleri Müdürü Belkıs İbrahimhakıoğlu, edebiyatçı Muhsin Karabay, gazeteci Şâmil Kucur, şair Yusuf Bilge, Topkapı Çini Camii İmamı Ahmet Yüter, Sanatalemi.net Genel Yayın Yönetmeni Mahmut Bıyıklı ve Münevver Ayaşlı"nın kızı Fatma Ayaşlı.

Türk Edebiyatı Vakfı’nın gönderdiği çelenk salonu süslerken, Mehmet Nuri Yardım da Kubbealtı’nın son yayınlarını Bâkiler’e takdim etti. Çoşkulu, heyecanlı ve neşeli bir ortamda geçen programın sonunda dinleyicilerden bazıları, Yavuz Bülent Bâkiler’e kitaplarını imzalattı. Programın sonunda yazarlar ve katılımcılar Yavuz Bülent Bakiler’le fotoğraf çektirdiler.

 

 



Hit : 40
  
Yorum eklemek istermisiniz ?

Mesaj Panosu ( Üyeler için)

   Üye Girişi
 
 

   HABERLER
Sitemizi Ziyaret Edenler  
Powered by Netfırtına