Seyahatleri Yazı ile Resmetmeyi Seçtim

ESKADER’in Ağaç Kültür Merkezi ile birlikte gerçekleştirdiği Fatih Sohbetleri’nde konuşan Prof. Dr. Cihan Okuyucu,... 

Gürbüz Azak ile Bâbıâli Yolculuğu

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)’nin “Bâbıâli Sohbetleri” devam ederken bu hafta,... 

Özdemir Özsoy’dan Düne ve Bugüne Hâtıralar

ESKADER,  Bâbıâli Sohbetleri’nin 150’ncisi bu hafta gerçekleştirildi. Yazar Özdemir Özsoy, edebiyat tutkunu,... 

Gelecekte Şaheser Romanlar Anadolu’dan Çıkacak

ESKADER’in Ağaç Kültür Merkezi ile birlikte gerçekleştirdiği Fatih Sohbetleri’nde konuşan Prof. Dr. Durali Yılmaz,... 

Abdülhak Şinasi Hisar’ın mezarı perişan

Vefatının 50. yılında Abdülhak Şinasi Hisar için anma programı düzenleyen ESKADER yöneticileri, Merkezefendi Mezarlığı’ndaki... 

Kendi Kimliğimizle Deformasyona Uğradık

Kategori : Genel - Etiketler : - Tarih : 12 Mart 2013

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) ve Ağaç Kültür Merkezi’nin birlikte düzenlediği Fatih Sohbetleri’nin ikinci haftasında biyografi konusundaki çalışmaları ile tanınan yazar Mahmut Çetin konuk oldu. ESKADER yöneticilerinden Erol Mermer’in idare ettiği toplantıda biyografinin kültür hayatımıza katkıları konuşuldu. Uzun yıllardan bu yana biyografiler konusunda çalışmalar ve derin araştırmalar yaptığını anlatan Çetin’in, bu alanın Türkiye’de yeteri kadar ciddiye alınmadığını vurguladığı programı takip edenler arasında tiyatrocu ve yazar Üstün İnanç ile yazar ve hikâyeci Şerif Aydemir de vardı.

Elif Sönmezışık (Sanatalemi.net)

         KONFERANS DEĞİL SOHBET

Programın sunumunu gerçekleştiren Erol Mermer, Fatih Sohbetleri’ni bir

konferans gibi konuşmacının dinleyici ile mesafeli olduğu bir biçimde düşünmediğini, her programda dinleyicilerin de rahatça iştirak edebildiği sohbet havasını korumayı amaçladıklarını belirtti. Sohbetlerin ikincisine konuk olan Mahmut Çetin ile TGRT televizyonu bünyesinde yıllarca çalıştıklarını anlatan Mermer, Çetin’in 10’dan fazla kitabının bulunduğunu vurguladı. Günümüz dünyasında dürüst ve samimi insanların yaşam faturalarının ağır olduğunu, Mahmut Çertin’in de o insanlardan biri olduğunu dile getiren Mermer, Çetin’in son derece sade bir hayat sürdüğünün altını çizdi.

         “SAVAŞLARIN TAMAMI AYDINLARIN SAVAŞI”

Erol Mermer’in ardından sözü alan Mahmut Çetin, sohbetin başlığının “Niçin Biyografi?” olduğu sorusu üzerine şekillendiğini vurgulayarak biyografi ve etnografinin günümüz dünyasında büyük önem kazandığını belirtti. Dünya savaşlarının aydınlar savaşı olarak görülmesi gerektiğini, bu sebeple halka bir misyon yüklemenin yanlış olacağını kaydeden Çetin, “Savaşanlar aydınlardır. Bu insanların yazdıkları biyografiler kötüyü iyi, iyiyi kötü göstermiş ve bilinçleri buna inandırarak kutuplaştırmıştır.” dedi. Aydınların üç çeşit savaş içinde bulunduklarını ve bunların, kanlı savaşlar, misyonerlik savaşları ve oryantalizm olarak adlandırılabileceğini ifade eden Çetin, oryantalizmin bildiğimiz kavramları değişikliğe uğratarak deforme ettiğini, bu nedenle yaşanan dejenerasyonun sadece medya ile ilişkilendirilemeyeceğini belirtti. Mahmut Çetin konuyu daha da detaylandırarak Türkiye’de bu çalışmaları yapan insanlarla ilgili inceleme araştırma çalışmaları bulunduğunu söyledi:

“Aydınlar yanlış insanları idol olarak bize sunuyor. Bu yüzden biyografi oryantalizmin içinde ideolojik savaş alanıdır. Biyografi sıradan hikâyeler anlatmaz. Bir insanı zihinlere istediği gibi yerleştirebilir. Anlatımda samimiyet çok önemlidir bu yüzden. Ama biyografi konusunda çok gerilerden gelen bir toplumuz. Bırakın eser haline gelmiş çalışmaları, standart biyografilerimiz bile ya çok eksik ya da kesinliği tartışılır durumda. Cenap Şahabettin’in dahi dört ayrı doğum tarihi var ve hangisi doğru bilinmiyor. Biyografi sahasına girip bu eksikleri görünce biyografi.net uygulamasını başlattım. Beni zorlamasına rağmen bir ihtiyacı giderme kaygısı ile yol aldık. İnsanlık tarihi sanıldığından daha kapsamlı ve ciddi bir iş. Biyografi tarih yazımı ile iç içedir.”

         “BOĞAZ’DAKİ AŞİRET YANLIŞ ANLAŞILDI”

Şimdiye dek ortaya koyduğu eserlerinden de bahseden Mahmut Çetin, Boğaz’daki Aşiretkitabının beklenmedik çevrelerden büyük ilgi gördüğünü ve kimileri tarafından da amacından farklı anlaşıldığını söylerken kitabı “üst seçkinleri” anlatmak için yazdığının altını çizdi. Tespit ettiği üst seçkinler sınıfının Türkiye’nin gidişatında yetkin isimler olmasının belirli bir kesime ait olmaları ile çoğu zaman ilişkili olmadığını da belirten Çetin, Halit Refiğ ve Metin Erksan gibi yönetmenlerin kitabı son derece ilginç bularak projelendirmek istediklerini ancak bunda muvaffak olamadıklarını kaydetti. O süreci ve devamını şöyle anlattı:

         “AYDIN YABANCILAŞMASI” İLE YÜZLEŞMEK

“Açıkçası bu ilgi de beni ürkütmüştü ve birlikte çalışma fikrine sıcak bakmamıştım. Bizim verileri kullanarak büyük kampanyalar yürüten güruh kimliğimizi kullanarak bizi etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Birçok iyi isim onlara kapıldı ve yanlışlıkların çoğalmasına neden oldu. Bilhassa gazeteciler… Deformasyonlar amacına ulaştı. Oysa biz bir şey yapmamayı yeğledik. Bugün aramızda bulunan Üstün İnanç’ın sinema ve tiyatroya bakışını ve duruşunu değerlendiren bir çalışma ortaya koyamadık. Bunun gibi nice örnekler var. Biz bunları yapmadığımızdan, yanlış sunulan bizi yıpratıyor. Aydın Yabancılaşması adlı kitabım da seçkin Müslüman ailelerinden günümüze uzanan nesillerin İslâm’dan uzaklaşmasını konu etmiş ve nedenleri sorgulamıştım. Bu durum da toplumun bir başka gerçeği. Mehmet Akif gibi nice İslam için yaşamış aydınımızın nesilleri bugün onlardan farklı bir hayat yaşıyor. Bunu bilmemiz önemli.”

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım.

Site İçi Arama

Yazarlar