Sen Büyüdükçe Ben Küçülüyorum

  Sen Büyüdükçe Ben Küçülüyorum Umut Ataseven Ey  aşkımın yarım kalmış hikayesi. ilk lise çağındaydı... 

Belkıs İbrahimhakkıoğlu, İbrahim Hakkı Hazretlerini anlattı‏

  “Tefviznâme Bizim Manevî Sığınağımız” Doğu’nun ışık adamlarından, mutasavvıf İbrahim Hakkı... 

Yazı Kursu’nda Birinci Ders Vefa

  Yazı Kursu’nda Birinci Ders Vefa Elif Çelik (Sanatalemi.net) Yazı ve Editörlük Kursu’nda eski kurs öğrencisi... 

Osmanlı Saray Mücevherleri

  Osmanlı Saray Mücevherleri Prof. Dr. Gül İrepoğlu Kubbealtı’nda, “Osmanlı Saray Mücevheri Üzerinden Tarihi... 

Bir kalem ve kelâm efendisi Osman Akkuşak

  Bir kalem ve kelâm efendisi Osman Akkuşak Mehmet Nuri Yardım   Osman Akkuşak Beyefendi, edebiyat, sanat ve... 

İsmail Müftüoğlu: “Hep Aykırı Bir Siyasetçi Oldum”

Kategori : Gündem - Etiketler :, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , - Tarih : 30 Kasım 2012

 

İsmail Müftüoğlu: “Hep Aykırı Bir Siyasetçi Oldum”

Elif Sönmezışık (Sanatalemi.net)

ESKADER’in düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde bu haftanın konuğu olan İsmail Müftüoğlu, “Bu memleketin bize pahalıya mal olduğunu bildiğimizden onun iyiliği için olan değerlerden hiç vazgeçmedik.” dedi.

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER), her Perşembe Timaş Kitapkahve’de gerçekleşen Bâbıâli Sohbetleri’nde bu hafta, siyasi platformda bir döneme damgasını vuran ve Türkiye’nin kritik döneminde Adalet Bakanlığı yapan İsmail Müftüoğlu’nu ağırladı. Yaşadığı ve tanık olduğu olayla ilgili münasebetlerini anlatan ve yakınlığı bulunan önemli kişiler hakkında hâtıralarını paylaşan Mütüoğlu’nu yakın dostları ve kültür dünyasından birçok önemli sima dinledi. Programın moderatörlüğünü ise ESKADER Yönetim Kurulu’ndan gazeteci yazar Hüseyin Sarıkoç yaptı.

Toplantının açılışını ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım gerçekleştirirken yaşayan değerlerimizi davet edip genç kuşakla tanıştırmanın, vefat etmiş değerlerimizi de hâfızalarda diri tutmanın önemine değindi. Önceki kuşakların bildiklerini aktarmalarını sağlayan bu tür toplantıların kültür ve edebiyat dünyasındaki genç isimlere yol gösterdiğini de sözlerine ekledi.

Toplantıyı yöneten Hüseyin Sarıkoç sözlerine Saadettin Kaplan’ın İsmail Müftüoğlu için yazmış olduğu bir dörtlük ile başlarken şu sıralar ciddi bir rahatsızlığı bulunan Kaplan’a şifa diledi. Ardından Müftüoğlu’nun kendisinin kaleme aldığı özgeçmişini küçük anekdotlarla salondakilere okudu ve hâtıralarını anlatmak üzere sözü İsmail Müftüoğlu’na bıraktı.

TUTKU DOLU BİR GENCİN SİYASİ ADIMLARI

Fakir ancak milli değerlerle dopdolu bir ailede yetiştiğini anlatan İsmail Müftüoğlu, “Bu memleketin bize pahalıya mal olduğunu bildiğimizden onun iyiliği için olan değerlerden hiç vazgeçmedik.” dedi. 1969 seçimleri için aday arayışı ile Milli Selamet Partisi Başkanı Necmettin Erbakan’ın Sakarya’ya gelmesi ve bir aktivist olarak politikaya yakın duruşundan dolayı adaylığını açıklaması ile kendini bir anda siyasi hayatın içinde bulduğunu belirten Müftüoğlu, milletvekili adaylığı için mahkeme ile yaşının iki yaş büyütüldüğünü ve böylelikle kabinede yer almış en genç bakan olduğunu ifade etti.

“Ben aykırı bir siyasetçiydim. Arkadaşlarımın hatalarını söyleyecek kadar cesur davrandım daima. Adalet Partisi karşısında aday olmak zor işti. Köy köy dolaşarak, kısıtlı imkânlarla propaganda yaparak seçimi başarıyla kazandık.” diyen Müftüoğlu, böylelikle çalkantılı bir siyasi hayata da adım atmış oluyordu. 73 seçimleri ile birlikte kabineye giren ve Adalet Bakanlığı yapan İsmail Müftüoğlu, o yıllara dair ilginç detaylar aktardı:

“1973 seçimleri döneminde ise öyle bir meclis oluştu ki hiç kimse hükümeti tek başına kuramayacak durumdaydı. O dönemde kurduğumuz koalisyon hükümeti, manevi değerlerimize hizmet eden birçok karar almıştı. İmam Hatipler konusu da bunlardan biriydi. Yine aynı dönemde tartışmalı bir af yasası vardır ki, koalisyon hükümeti olmamızdan ötürü Anayasa Mahkemesi’ne başvurmamıza rağmen 146 ve 149. madde yüzünden hüküm giymişlerin serbest kalmasına engel olamadık. Çünkü 141, 142 ve 163. Maddelerden dolayı cezası devam edenlerin serbest kalmasının tek yolu buydu.”

KIBRIS ÇIKARMASI’NIN ARKA PLANI

Yine Türkiye’nin çok tartışmalı bir dönemi olan Kıbrıs Çıkarması ile ilgili olarak da kendi bakanlığı döneminde bilinenden daha farklı bir dış politikanın yürütüldüğünü ifade eden Müftüoğlu, olayların gelişmesi ile ilgili birkaç kesit sundu:

“Kıbrıs Çıkarması’na ilişkin hükümette önemli münakaşalar oldu. Koalisyonda bulunan CHP’nin NATO kararlarına sert çıkmayarak ve garantörlerle anlaşarak adım atmayı istedi. Garantörlerden biri Yunanistan olunca bu imkânsız hale geliyordu. Biz ise bize tanınan müstakil karar hakkını kullanmak istedik. Bülent Ecevit İngiltere’ye gitti ve Henry Kissinger ile sık sık görüşmeler yaptılar. Oysa ordu her şeyiyle Kıbrıs için hazırlanmış ve emir bekler bir konumdaydı. Birlikleri harekete geçirme emri sanılanın aksine Bülent Ecevit’ten değil, Erbakan’dan geldi. Ecevit’i beklemek, her şey için geç kalınması demekti. CHP kanadından 8 kişi çıkarmayı istemese de bunu başardık. Kıbrıs Barış Harekatı’nın dinamosu, Milli Selamet Partisi ve Necmettin Erbakan’dır.”

  RİSALE-İ NUR VE ÇİLESİ

Hiçbir dönem hiçbir yıkıcı ve yozlaştırıcı harekete müsamahakâr olmadığını vurgulayan İsmail Müftüoğlu, siyasî hayatında Turan Güneş’in Dış İşleri Bakanlığı istifasını önlemek de dahil birçok mücadele meselesi olduğunu ve bu konularda tavizkâr davranmadığını dile getirdi. Politikaya başlarken önce ahlak ve maneviyat, sonra ise millî değerleri değerlendirdiklerini anlatan Müftüoğlu, Milli Nizam Partisi’ni de bu sebeple kurduklarını, önü tıkanan politikacılara böyle yol açmış olduklarını kaydetti. Risale-i Nur ile de ihtilalin ardından hapiste kaldığı zaman diliminde tanıştığını dile getirerek eserin yasaklılar listesinden çıkma hikâyesini şöyle anlattı:

“Risale-i Nur kitaplarını bir paket yaparak Cumhuriyet Başsavcısı’na gittim. Bu görüşmede bu eserlerin tehlike teşkil etmemesi konusunda yapılan başvuruların geri çevrilmesinin nedenini sordum ve yasaklılar listesinde bulunması konusundaki ısrarıyla karşılaştım. Bu konuda geri adım atması konusunda kendisini uyardım ve kitap yasaklılar listesinden çıkartıldı.”

Hüseyin Sarıkoç’un İsmail Müftüoğlu’nun siyasi hayatı boyunca tanıştığı kültür sanat ve edebiyat dünyasından önemli simaları sorması üzerine Müftüoğlu şunları söyedi:

“Necip Fazıl, Sezai Karakoç ve Ayhan Songar gibi önemli şahsiyetlerle bir arada olduk, onları takip ettik ve fikirlerinden hep faydalandık. Üstün İnanç gibi isimlerin kitaplarını okuduk ve faaliyetlerini  takip ettik. Ancak bu yakınlık Necip Fazıl ile daha fazlaydı. Hatta bu sebeple Sayın Erbakan ve Necip Fazıl’ı kendi evimde bir araya getirdim. Necip Fazıl, basında savunduğumuz değerleri doğru bir biçimde anlatmaya yönelik büyük bir boşluk olduğunu ve bunun için bir yayın organı ile çözüm getirebileceğini ifade etti. Ancak o dönemlerde bu talep bizi çok aşan bir maddi kaynak gerektiriyordu. Bunu yapamadığımız için Necip Fazıl ile yollarımız ayrıldı.”

           HÂTIRALAR YAKINDA…

Siyasi geçmişini öğrencilik hayatından bu yana kaleme aldığını ve birkaç cilt olarak yaklaşık iki yıla kadar yayımlamayı düşündüğünü anlatan İsmail Müftüoğlu, tamamlanmak üzere olan “Ehli Hakk ile 40 Yıl” adlı çalışmasının da 2-3 aya kadar yayımlanacağı müjdesini verdi.

SAĞ İKTİDARLAR SANATA NASIL BAKIYOR?

Söz alan Mehmet Nuri Yardım, 1950’lerden bu yana sağ iktidarlar olmasına rağmen basında bu dengenin kurulamadığını, ancak son yıllarda bunun gerçekleşebildiğini belirterek buna rağmen sağ kanadın sanat ve edebiyat alanında hep gerilerde kaldığının değişmeyen bir gerçek olduğunu ifade etti. Yardım’ın “Sağ iktidarlar sanata ve edebiyata inanmıyor mu?” sorusu üzerine Müftüoğlu, 1950 sonrasından 2002 yılına kadar olan devirde kurulan hükümetlerin hiçbirinin tam anlamıyla millî bir hükümet olmamasının bunun en belirgin sebebi olduğunu ifade etti. Yönetimlerde daima emperyalist ağırlığın bulunduğunu ve Masonların kabinede belli bir çoğunluğu oluşturarak milli ve manevi değerlere uygun sanatın ve edebiyatın beslenmesini sekteye uğrattıklarını dile getirdi. Diğer taraftan sanatı icra edenlerin de bu konularda tecrübesiz olması ya da yeterince önemsememesiyle daha fazla ihmal edilmiş olduğunu belirtirken “Uzun yıllardan beri horlanan insanların benimsenmesini sağlayacak gelişmelere ihtiyacımız var. Müstakil iktidarların bunu yapamama konusunda hiçbir mazereti olmamalı.” dedi.

Konuklar arasında yer alan Hür Adam filminde Bediüzzaman Said Nursî’yi canlandıran oyuncu Mürşit Ağa Bağ, halen sanattaki destek boşluğundan tiyatro sahasında kayda değer bir çalışma ortaya konmamasına anlam vermediğini, uzun yıllardan bu yana mücadeleyi sürdürdüğünü ancak kime karşı mücadele ettiğini de tam kestiremediğini ifade ederek toplum hassasiyeti bulunan işleri ortaya koymadaki muammayı ve umutsuzluğu dile getirdi. Üstün İnanç ise ideolojik yaptırımların bilhassa tiyatro ve sinemadaki alan daralmasına sebep olduğunu, bunun hâlâ yeterince değişmediğine ve gerekli gücü kazanmadığına dikkat çekti ve bunun bozuk kültürün bir uzantısı olduğunu belirtti.

İsmail Müftüoğlu’nun kitaplarının yayıncısı olan Remzi Alioğlu, Saadettin Kaplan’ın “İsmail Müftüoğlu’na” adlı şiirini seslendirdi. Hâtıra fotoğrafları ile program son buldu. Programın sonunda İsmail Müftüoğlu’nun Alioğlu Yayınları yayımlanan İslâm ve Siyaset adlı eser bütün dinleyicilere armağan edildi.

  TOPLANTIYA YOĞUN KATILIM

Büyük bir ilgiyle takip edilen toplantıda Üstün İnanç, Mümin Çevik, Hayrettin Gaş, Nihat Çeçen, Harun Yöndem, Metin Hasırcı, Mürşit Ağa Baş, Şerif Aydemir, Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, Özdemir Özsoy, Mehmet Sait Fidan, Mehmet Güllük, Gül Şen, Serdar Üstündağ, Süleyman Bağlan, Enver Yorulmaz, Ekrem Ayyıldız, Gündoğdu Marmara, Bahattin Ünal, Remzi Alioğlu, Hüseyin Saka, Kübra Nur Duran ve Ahmet Öztürk de dinleyiciler arasındaydı.

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım.

Site İçi Arama

Karikatür

[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/Adsız173.png" alt=""]Adsız
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/Adsız150.png" alt=""]Adsız
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/Adsız133.png" alt=""]Adsız
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/Adsız131.png" alt=""]Adsız
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/Adsız113.png" alt=""]Adsız
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/Adsız77.png" alt=""]Adsız
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/2012-11-16-22.21.35.jpg" alt=""]2021-11-16 22.21.35
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/Adsız97.png" alt=""]Adsız
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/Adsız72.png" alt=""]Adsız
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/Adsız70.png" alt=""]Adsız
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/Adsız64.png" alt=""]Adsız
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/Adsız52.png" alt=""]Adsız
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/59601_305399486235572_865784944_n1.jpg" alt=""]59601_305399486235572_865784944_n
[img src="http://www.eskader.net/wp-content/uploads/2012/11/Adsız1.png" alt=""]Adsız
<
>