Türkiye’nin Son 60 Yılından Unutulmayan Hâtıralar

  Salih Tuğ, 60 yılın hâtıralarını anlatacak Ahmet Öztürk (Sanatalemi.net) Türk ilim ve fikir hayatının... 

Edebiyat Severlere Edebiyat Kitapları Seti

  Edebiyat Severlere Edebiyat Kitapları Seti Eskader.Net   Gelenekten beslenen ve geleceğe uzanan köklü bir... 

Sene 1981

  Sene 1981 Eskader.Net   Gerçekten ne kadar hoş bir manzara. Sene 1981. Yüzler gülüyor ve bunların hepsi... 

Kitap Tanıtımında Şairden Kardeşlik Manifestosu

  Kitap Tanıtımında Şairden Kardeşlik Manifestosu İzmir’in Bayraklı İlçe Milli Eğitim Müdürü Şair... 

Uzaktan Eğitimle Ders Gördüler

  Uzaktan Eğitimle Ders Gördüler Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi... 

Mustafa Merter’den depresyona çözüm!

Kategori : Gündem - Etiketler :, , , , - Tarih : 16 Kasım 2012

 

Mustafa Merter’den depresyona çözüm!

Serhat Ural(Moralhaber.Net)

Psikiyatr Dr. Mustafa Merter, depresyondan kurtulamanın en önemli formülünün almaktan ziyade vermeyi öğrenmekten geçtiğini söyledi. Merter, “Dişim ağarırken, başım ağarırken, gidipte birinin derdiyle ilgilenirsem, emin olun diş ağrısını da, baş ağrısını da daha az hissediyorum” dedi.

Antidepressants kullanımının arttığı bir zamanda depresyonu nasıl tanımlamak ve depresyona karşı ne gibi tedbirler almak gerekiyor? Tüm bu soruların cevabını Psikiyatr Dr. Mustafa Merter Moral FM’de Selahaddin Kocaaslan’ın sunduğu Basında Bugün programında anlattı.

PROGRAMIN TAMAMINI DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ>>>

Dr. Merter, depresyonun neden kaynaklandığını şu sözlerle açıkladı:
“Depresyon insanlık tarihinde tüm zamanlarda var olmuş bir keder, kendi hayatıyla mutlu olamama, insanlarla olan ilişkilerden geri çekilme, hayatında anlam bulamama hastalığıdır. Kısaca neden kaynaklandığından bahsedersek; genetik nedenlere bağlı depresyona yakınlık vardır. İkincisi, özellikle çocuklukta yaşanan anne baba ilişkileri, yakın ilişkiler, üçüncüsü ise, İnsanın kendi hayatını inşa ederken yaptığı bazı hatalardır. Bu üç neden üzerine depresyon oluşur.”

Kuran’ı araştırarak okumak depresyondaki insana ümit kapıları açar

Depresyonu Kur’an ayetleriyle, namaz kılmak ile örneklendirerek anlatan Merter, Kuran ayetlerini araştırarak okuduğumuz takdirde insana ummayacağı umut kapıları açacağını belirterek şunları söyledi: “Felah kelimesinin manasına baktığımız zaman yarıp geçmeyi görüyoruz. Tüm insanlar sanki bir rüyada yaşar gibi yaşarlar. Hadisi şerifte öyle buyurduğu gibi ‘İnsanlar bir rüyadadırlar, öldüklerinde uyanırlar.’ Düşünün böyle bir normal hayat tarzında büyük şehrin içindeki insanlar birçok cazibe unsurları tarafından, vitrinlere bakarlar, alışveriş yaparlar, reklam panoları vs. gibi hep insanın arzu ve isteklerini tahrik edici değişik uyaranlar altında var olurken Felahın bir manası da içinde var olduğumuz ruh halinden uyanma demektir yarıp geçme demektir. Yarıp geçmek demek mesela camiye gittik namazımızı eda ettik. Namaz kılarken çok hal yaşarız normalde yaşayamayacağımız. Eğer namaz kılmasaydık yaşayamayacağımız birçok hal yaşarız. Bu bir huzur hali olabilir, selam hali, barış hali bir rıza hali olabilir, bir tevekkül hali olabilir, namazımızı kıldıktan sonra bambaşka bir halle dünyaya bakarız. Enaniyetimiz azalır. Tarık Suresi’nde çok önemli bir hususiyete işaret ediyor. Özellikle Muhammed Esed’in tefsirine baktığımızda bazı insanlar depresyonun derin karanlığında hiç depresyondan çıkamayacak gibi bir ümitsizlik yaşıyorlar. Yani şöyle bir ormanda geceleyin kaybolduğunuzu düşünün ve hiçbir ışık göremiyorsunuz, çok ürkütücü bir durumdur. İşte öyle karanlık bir ormanda uzaktaki bir parıltı insana öyle bir ümit verir ki. Muhammed  Esed’de tefsirinde; ümitsizliğin en karanlık anında parıldayan bir  ışıktan bahsediyor insanın nefsine gelen derinliklerinde. Hiçbir insan yardımcısız bırakılmamıştır, insana kaldıramayacağı yük yüklenmemiştir. Bu sebeplerle Kuran ayetlerini biraz araştırarak okumak depresyondaki insana ümit kapıları açar.”

Alan varoluş konumundan veren varoluş konumuna geçme

Merter, depresyon tedavisinde ilaç ile tedaviden çok insanın tepkisini başka yere vermesini gerektiğini belirterek alma konumundan verme konumuna geçilmeisi gerektiğini şu örneklerle anlatıyor:  “Dişim ağarırken, başım ağarırken, her hangi bir şekilde bir derdim varken ben gidipte birinin derdiyle ilgilenirsem, bir yaşlıya bir tas çorba götürürsem emin olum diş ağrısını da, baş ağrısını da daha az hissediyorum. Çünkü tepkim dışarıya yöneldi ve alanvar oluş konumundan veren var oluş konumuna geçti. İşte depresyon olan hastalarda ilaç kullanıyoruz, psikoterapi yapıyoruz ama en önemlisi bu varoluş tarzında küçük rötuşlar yaparak vermeyi de öğrenmeli. Gider bir muhtara sorar mahallede yaşlı var mı, yetim var mı? Depresyondaki insana bunu söylediğiniz zaman önce çok zor geliyor. Ben kendi derdimle uğraşamıyorum, diyorlar. Bir kere denemek için yapsınlar bunu, ilacını da alsınlar, doktoruna da gitsin ama verme koduna geçsin. Artık vermek öyle kolay hale geldi ki çok güzel kuruluşlar var o kuruluşlar vasıtasıyla ziyaretler yapılabilir. Yerleşmiş depresyonun en önemli ilaçlarından biri sosyoterapi çerçevesinde sadece bu budur demiyorum ilacın ve psikoterapi’nin yanı sıra bu söylediğim var oluş konumuna geçiş önemlidir.

Moralhaber.Net

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım.