Mehmed Kırkıncı Hocaefendi Bâbıâli’de

  Mehmed Kırkıncı Hocaefendi Bâbıâli’de Ahmet Öztürk (Sanatalemi.net) Türkiye’nin değerli ilim, fikir... 

Ergiydiren, Bursa’da Ayverdi’yi anlattı

  Ergiydiren, Bursa’da Ayverdi’yi anlattı Şenol Tombaş (Sanatalemi.net) İstanbul’da, edebiyat ve sanat sohbetleriyle... 

Eskader 5. Bâbıâli Günleri’ndeydi

  Eskader 5. Bâbıâli Günleri’ndeydi Ahmet Öztürk (Sanatalemi.net) Her yıl büyük bir heyecanla beklenen ve... 

Safiye Erol Mezarı Başında Anıldı

  Safiye Erol Mezarı Başında Anıldı Ahmet Öztürk (Sanatalemi.net) Türk edebiyatının son on yılda keşfedilen... 

Basit biri değilim

Basit biri değilim Basit biri değilim..! Gözlerimi kanatırcasına ağladığım gecelerim var.! Ve kahkahalara sarılmış... 

Abdurrahim Balcıoğlu’nun Ardından Elde Kalan

Kategori : Röportaj - Etiketler :, , , , - Tarih : 21 Eylül 2012

Abdurrahim Balcıoğlu’nun Ardından Elde Kalan

Kübra Nur Duran

“Hisarcılar” adıyla ilk kez ilkokul yıllarımda, Türkçe kitabının içindeki bir şiirin altına düşülen notta karşılaşmıştım. Her nasılsa kalmıştı yıllar yılı bu kelime aklımda. Vardır bazen böyle kelimeler, yapışır kalır sebepsizce zihninizin bir yanına. Ortaokuldan yol alıp yaklaşınca liseye yani büyüyünce bir miktar, babamın kütüphanesinde Ahmet Kabaklı’nın Türk Edebiyatı Ansiklopedisi’nin sayfalarında karşılaşacaktık tekrar aynı kelimeyle. Sonradan çalınınca kulağıma Cemal Süreya’nın  “Sözgelimi okul kitaplarına girmez şiirim, bütün çocuklar anlar da” dizeleri, düşünüp duracaktım ilkokul kitaplarındaki şiirleri. Meğer bunca olan tesadüf değil tevafuk imiş. Öyle ki bunlardan çok zaman sonra Hisarcılardan Abdurrahim Balcıoğlu’nu Mehmet Nuri Yardım ile evinde ziyaret ettiğimizde anladım bunu. Hayat geleceğe doğru değil, geçmişe dönük anlamlandırılabilendi. Ve her kelimenin bir sebebi vardı.

Balcıoğlu’nun vefatını öğrendiğimde yakışıklı adamların da ölebileceğine bir kez daha kanaat getirdim. Şairlerin de ölümlü olduklarını, elde kalanın biraz şiir ve çokça hüzün olduğunu, kendisiyle olan gecikmiş tanışmanın bende bıraktığı eksik tebessümle bir kez daha anladım. Aşağıdakiler bir röportajdan çok, bir şairle tanışmanın tanıklığını yapmış cümleler. Zamanı geldiğinde öte alemde tekrar rastlaşmak umuduyla Balcıoğlu’yla…

 

KÜBRA NUR DURAN: İlk gençlik yıllarınızdan bahsedebilir miyiz?

ABDURRAHİM BALCIOĞLU: 18 yaşında okulu bitirdim ve işlenmediğim suçu üstüme aldım. Kimden çıkmış dediklerinde benim tüfeğimi gösterdiler. Kabul ettim. Konya ağır cezasına gönderdiler beni. 15 yıla mahkum edildim. Mahkeme safahatımda her şey anlatıldı söylendi ama ben yine de işlemediğim suçu üstüme aldım. “Terleyen Duvarlar” şiir kitabımda anlattım o yılları.  1946’da Konya Hapishanesi’ne gittim. Kireç duvara baktım ki şu yazıyor “Buradan kuşlar uçmuyor, yıldızlar ışık saçmıyor geçmiyor günler geçmiyor…” imza Sabahattin Ali.  Anladım o zaman nasıl bir yerde olduğumu. Sabahattin Ali de yatmıştı aynı yerde. O yıllar Ahmet Yüksel Serdengeçti ile orada tanıştım. Müthiş aksiyoner bir insandı. Engin ilminden faydalanmaya çalıştım.

DURAN: Hapishanedeyken mi yazmaya başladınız?

BALCIOĞLU: Evet. Çıktığımda da Hekimoğlu İsmail yönlendirdi beni. Yazmaya teşvik etti. Osman Yüksel’i yaz dedi bana. Çek daktiloyu önüne anlat geçirdiğiniz yılları dedi. Ben de hapis yıllarımda tanıştığım Osman Yüksel’i anlattım. Hasan Âli Yücel’le kavgalı idi, İsmet İnönü’nün çocuklarıyla kavgalı. Sabahattin Ali de altın çerçeveli gözlük çaldığı gerekçesiyle hapis yatmıştı. Bir arkadaş grubuydu onlar… İçlerinde en ateşîn, en cevval olanı Yavuz Bülent Bakiler idi.

DURAN: Hapisten çıktıktan sonra Serdengeçti ile irtibatınız devam etti mi?

BALCIOĞLU: Ben Ankara’ya gittim. Görüştük. Bana hem hocalık, hem ağabeylik yapmıştır.

DURAN: Şiirlerinize gelecek olursak, hangi temalarda yazıyordunuz?

BALCIOĞLU: Aşk, hasret… Soluklu şiirim yok. Kısa genelde. Çünkü biliyorum uzun olduğunda kimse okumaya talip olmuyor. Herkes kısa söyleyip geçiyor. Güzelleme, koçaklama, hamasî, bazen çocukluk yılları. Genelde benim şiirlerim aşk üzerinedir. Aşk nedir, aşk neye denir, bunu kim kullanır, kim satar-alır… Bunu söylemeye, bilmeye çabalarım. Lirik olarak hissettiğimi aynen söylerim.

DURAN: Kimler var şair arkadaşlarınız arasında?

BALCIOĞLU: Arif Nihat Asya, Necip Fazıl, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Niyazi Yıldırım… Yakın ilişkiler kurduk. Güzel dostluklar ve verimli bir şiirdaşlık yaşadık.

DURAN: Bir hatıra nakledebilir misiniz bu isimlerden?

BALCIOĞLU: Muhittin Nalbantoğlu’nun bilinen adı Cağaloğlu’nda “Tenekemakas”dı başkalarının yazılarını kesip yayınlardı. Çok takılırdık kendisine.

DURAN: Hoş sohbetiniz için teşekkür ederiz. Sizi daha fazla yormayalım.

BALCIOĞLU: Ben teşekkür ederim.

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım.