ARAP CAMİİ

  ARAP CAMİİ    Peyami Soykan İstanbul’un Perşembe Pazarı adı ile anılan yer, sağlı sollu hırdavat dükkânları... 

TELEFONUN DİĞER UCUNDAKİ HAYAT

  Telefonun Diğer Ucundaki Hayat Hüseyin Saka Hayatımda her şey bir telefonla değişti. Acı acı çalan telefonun... 

İLHAN BARDAKÇI VE ESERLERINE DÂIR…

  İLHAN BARDAKÇI VE ESERLERINE DÂIR… Mehmet Nuri Yardım Türkiye’de tarihi sevdiren isimler vardır. Onlar... 

BABIÂLİ SOHBETLERİNDE “MÜFREDAT DIŞI EDEBİYAT”

  ALİ HAKKOYMAZ’LA MÜFREDAT DIŞI EDEBİYAT‏ Ahmed Öztürk (sanatalemi.net) ESKADER (Edebiyat Sanat ve Kültür... 

SEFERTASI

    SEFERTASI  Peyami Soykan Sefertası adlı kitabın yazarı Mehmet Nuri YARDIM Bey, gazeteci, araştırmacı... 

İSTİKABLEL VUKU

Kategori : Genel - Etiketler :, , , , - Tarih : 02 Eylül 2012

İSTİKABLEL VUKU

Feyza Özdemir

Bugüne dek her kendime kaçışım aslında insanlara dönüşüm oldu. Nedeni bilinmeyen, uzaklardan bir yerlerden beni gözleyen birinin hatalarımı yüzüme haykırışı… Ya da ben böyle hissettim diyeceğim, ama yok yok bu kadar çok benzerlik ancak bir kalp gözü ya da altıncı his olabilir. Ben hayatın önceden yaşamış adeta bir kuş olup uçmuştum yaşam filmi içerisinde. Doğduğumda bunu hissediyordum dersem inanır mı bana bir kimse? Onlu yaşlardaydım. İşim gücüm logoları birleştirmek, annemin yaptığı sütlü tatlılardan yemek, ara sırada olsa derslerimle ilgilenmek ve saçları plastikten yapılmış uzun bacaklı güzel oyuncak bebeklerime elbiselerini giydirmekti. Bazı akşamlarda  ilginç rüyalar görür tabii buna çocuk aklımla tam olarak anlam veremez oyuncaklarıma geri dönerdim. Tabi rüyanın ne demek olduğunu bile anlamak imkânsızken gördüklerimi yorumlamak uzağımdan dahi geçmiyordu.  Ne tuhaftır ki aradan geçen onca sene, yaşanmışlıklar, üzüntülerin dahi unutturmadığı rüyalar var. Ve rüyalar bir gün gerçek olabiliyor. Benim anlamsızlıklar içerisinde büyütmüş olduğum rüyalarım bugünlerde önüme çıkıp adeta ‘ Bak! bak işte biz sana söylemiştik ‘diyebiliyorlar. Sanki elime başıma geleceklerin listesini vermişler gibi, sanki hayatımdan bir fragman yayınlanıyormuşçasına izledim diyorum her şeyi. ‘Evet, ben biliyordum bunların olacağını, sormayın işte biliyordum!’ Küçüklüğümden beri çevremdekilerin aksine hayatta hep bir anlam aramışımdır, her bir olayda. Kimsenin göremeyeceği kadar özel, kimsenin bakamayacağı kadar saftır hayat benim için. Ama sadece benim için. Etrafımdakiler sükûnetimi merak eder. Bazılarıysa yanlış adlandırıp içine kapalı, naif bir yapın var der. Ama susmak bir erdem olduğu kadar bazen de bilinmişliklere göz yummaktır. Çünkü bilsen dahi onun için bir şey yapamayacağını anlarsın. İşte o anda kıyıya vurmuş deniz kabuklarından farkın yoktur. İncilerini kaybetmişsindir artık. Hiçbir değerin kalmamıştır. Deniz kabuğu gibi susmak, tıpkı bir deniz kabuğu gibi… Dalgaların hırçın dansına ayak uydurursun bazen de, uydurmak zorunda kalırsın. Üstelik deniz için hiçbir kıymetin kalmamışken. Bilirsin, üstünden gelip geçecek, seni bir sağa birde sola atacak ama aldırış etmezsin. Çünkü eğer dünyaya deniz kabuğunun penceresinden bakarsan bilirsin ki ;her şey bir istikablel vuku’dur.

Yorum Yaz

Yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım.