KENDİNİ BULMAK İÇİN YOLLARA DÜŞEN ÂLİM

kalbin-sehrinde1
İnsanı şerefli yapan ve insanı diğer canlılardan ayıran şey, Allah’ ın kudret ve azametini tanıyıp, Allah’ ı bilmekle mümkündür.
Şöhreti, şatafatı, makamı ve serveti  bir kenara bırakarak, yalnızca Allah’a kul olmaya,  bir tek O’nu seveceğine, bir tek O’na yöneleceğine yemin ederek yollara düşen bir alimin   mücadelesini anlatır,  Mürsel Gündoğdu’nun kaleme aldığı “Kalbin Şehrinde” adlı romanı.
Yazar kendi ağzından, Şam, Mescidi Aksa, İskenderiye, Mısır ve oradan Mekke’ye uzanan yolculuğunu anlatır,  bizlere. Üzerinde ne varsa çıkarır atar, bir derviş kıyafeti giyerek yollara revan olur. Kimliğini saklı tutmaya çalışır. Bu seyahatlerinde derin bir tefekkür içindedir, kaldığı şehirlerde itikafa çekilerek, günlerce iç huzurunu arar. Namazlarının kendisini kanatlandırmasını arzu eder, bunun için sürekli nefsiyle mücadele eder. Nefsine çeşitli cezalar vermeyi de ihmal etmez.
İslama zarar veren alimlerden yakınır. Fıkıh kitaplarının ibadetlerin sacede şekil yönünden bahsetmesini eleştirir. İbadetlerin mana ve  inceliklerinin de olduğundan  bahseder. Her yapılan işin Allah için yapılması gerektiğini vurgular. Nefisle yüzleşmenin, ahlakını güzelleştirmenin, ilim ile  amel etmenin zorluklarından bahseder. Seyahatlerini anlatan  bu alim, İmam Gazali’den başkası değildir.
kalbin şehrinde, İmam Gazaliİnsanı şerefli yapan ve insanı diğer canlılardan ayıran şey, Allah’ın kudret ve azametini tanıyıp, Allah’ı bilmekle mümkündür. Allah için çalışan yalnızca kalptir, diğer organlar, kalbin hizmetkarıdır. Allah’ a yaklaşmakla mutlu olan kalptir aslında. İnsan kalbini temizledikçe huzura kavuşur. Aynı zamanda insan kalbini tanıyınca nefsini, nefsini tanıyınca da Rabbini tanır.
İnsanların hayatlarını nasıl düzenlemesi gerektiğinin altını çizer. Abidlerin, alimlerin, öğrencilerin, çalışanların, devlet başkanlarının nasıl davranmaları ve nasıl yaşamaları gerektiğine vurgular yapar. İnsanların ibadet konusunda gevşekliklerinden ve bu gevşekliğin nedenlerinden bahseder. O çağdaki sapık düşüncelerle mücadele eder.
Yazar romanında İmam Gazali’nin eserlerini nasıl, nerede ve hangi şartlarda yazdığını büyük bir ustalıkla anlatır. “Mekanların da ruhu vardır” diyerek gittiği yerlerdeki İslam tarihine mal olmuş eserleri gözler önüne serer. Şam’ daki Emevi Camii’ nde Mescidi Aksa’ da Kabe’ de, Resullulah’ ın (a.s) mezarında yaşadıklarını anlatır.
İmam Gazali insan ruhuna ağırlık eden şeyleri terk ettikçe hür olacağına ve bu yolla bütün kaygılarından ve üzüntülerinden kurtulacağına inanır.
Gazali’ nin seyehatı aslında kendi nefsine açılmış bir savaştır. Bir baş kaldırıştır, yaşadığı çağa. Dik durmaktır, dünyadaki güç sahilerine. Kendinden başlar Gazali, nefsini temizlemeye, kalbindeki tüm kirlerden arınmaya çalışır, arındıkça yazar.
IRAK’ IN İŞGALİ VE GAZALİ
Aynı zamanda Gazali’den yaklaşık dokuz yüz yıl sonra  Kerkük’te yaşayan Gazali aşığı Türkmen bir ailenin Irak’ın işgali sırasında ki mücadelesi anlatılır, kitapta. Bir çiftlikte geçen olaylarda o yıllarda yaşanan zorluklar ve Hıristiyan bir gencin Gazali ve buradaki insanların samimi tavırlarından etkilenerek Müslüman oluşu ustalıkla dile getirilir. Gazali’ nin ünlü batılı düşünürleri etkilediği anlatılır, temel fikirleri karşılaştırılır.
Yazar,  diğer  taraftan Türklerin Anadolu’ ya girişlerini, Selçuklular’ı ve İmam Gazali’nin yaşadığı çevredeki tarihsel olayları anlatır. Malazgirt Savaşı’ nın destansı gerçeğini büyük bir ustalıkla  gözler önüne serer.
Nesil yayınları tarafından neşredilen, “Kalbin Şehrinde”,   Gazali’ nin  eserlerini nerede, nasıl ve hangi şartlarda kaleme aldığını, Gazali’ nin fikirlerini açık seçik ortaya koyan harika bir kitap. Dilinden düşürmediği duaları, insanlığa nasihatleri, okuyanları mest edecek bir  şiir niteliğinde.
Yazarın kendi ağzından anlatımları insan zihninde değişik bir tat bırakıyor. Dilin sadeliği ve güzelliği ilk sayfalarda büyülemeye başlıyor insanı. “Kalbin Şehrinde” sadece bir roman değil. Aynı zamanda tarihsel hafızamızı yenileyen bir tarih, bir bilgi kitabı.
Bu kitaba sadece iyi bir roman diyerek  geçiştirmek, kaymak tadında ki  bu kitaba  büyük  bir haksızlık olur.  Mutlaka okunması gereken kitaplar arasında olduğunu salık veriyoruz…

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın