VARLIK HER KESİMDEN YETENEĞİ BULUŞTURUYOR

Türkiye’nin en uzun ömürlü edebiyat dergisi Varlık 80. yaşını kutlarken Bâbıâli Sohbetleri’nde konuşan Enver Ercan, derginin serüvenini anlattı.

                ESKADER’in düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde konuşan Enver Ercan, “Farklı kesimlerin arasındaki çizgileri kalınlaştırmak, edebiyatımız adına son derece sakıncalıdır.” dedi.

                Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)’nin her hafta Timaş Kitapkahve’de düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde, Cumhuriyet sonrası Türk edebiyatına yön veren ve birçok edebiyatçıyı okurlarına kazandıran Varlık dergisi konuşuldu. İlk çıktığı gün olan 15 Temmuz 1933’ten bu yana hiç kesintiye uğramadan okuyucusu ile buluşarak aşılmaz bir başarının da sahibi olan ve bu yıl 80. yaşını kutlayan dergiyi, 23 yıldan bu yana yayın yönetmenliğini sürdüren Enver Ercan anlattı. Türkiye’deki dergicilik üzerine ihtisası ile tanınan araştırmacı yazar İlyas Dirin’in yönettiği toplantıda, Enver Ercan’ın samimi ve nükteli sohbeti ile Varlık dergisinin geçmişten günümüze Türkiye’nin mevcut şartları içindeki seyri, kültürümüze, edebiyatımıza ve edebiyat akımlarımıza katkıları ele alınırken, Osman Akkuşak, Üstün İnanç gibi kültür hayatımızın önemli simaları ile dinleyiciler, görüş ve soruları ile katkıda bulundular.

VARLIK BİR EKOL…

                Açılış konuşmasını yapan ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım, Varlık dergisi ile hissî bir bağı olduğunu dile getirerek, Edebiyat Fakültesi bitirme tezi konusunun Varlık dergisi üzerine bir inceleme olduğunu kaydetti. “Yaşar Nabi’den Nahit Sıtkı Sırrı Örik’e, Ziya Osman’dan Cahit Sıtkı Tarancı’ya kadar âşina isimlerle doludur Varlık. Bu inceleme beni başka çalışmalara teşvik etti. Ziya Osman Saba’nın kitaplarına girmemiş şiirlerine bu sayede ulaştım.” diyen Yardım, derginin 1933’ten bu yana 80 yıl boyunca kesintisiz yayımlanmasının bir zafer olduğunu belirtti. Varlık dergisinin bir ekol olduğunu ve dergicilik adına örnek bir çaba olduğunu sözlerine ekledi.

80 YIL BOYUNCA KESİNTİYE UĞRAMADAN…

                Türk edebiyatının en kayda değer en istisnai dergisinin Varlık olduğunu söyleyen İlyas Dirin, derginin şahsi arşivinde en çok yer tutan yayın organı olduğunu belirtti. “Orada yazan ve şiirleri yayımlanan isimleri saymaya kalksak birkaç saat sürer. Behçet Necatigil, Orhan Veli, Yaşar Kemal, Attilâ İlhan gibi edebiyatçıları bizimle tanıştırdı. Cumhuriyet dönemi edebiyatımızın envanterini sunuyor.” diyen Dirin, Enver Ercan’ın Varlık’ta başarılı sayılara imza atmış, matbuatın her alanında kalem oynatmış, birçok derginin kurucuları arasında yer almış bir yönetici olduğunu dile getirdi. Edebiyat dergilerimizin sosyolojik açıdan oldukça zengin serüvenler içerdiğini anlatan İlyas Dirin, dergiler hakkında kapsamlı bilgiler ve istatistikler aktardı.

 

HER DÖNEMDE EDEBİYATÇI YETİŞTİRDİ

                Sözlerinin başında Varlık dergisinin kurucusu Yaşar Nabi Nayır’ın dergiyi  kurduğu sıralarda devrimlere çok bağlı bir tutum izlediğini dile getiren Enver Ercan, dönemin konsepti içinde Varlık dergisi için belirlediği yayın politikasının son derece normal olduğunu, bu konularda şahsi bakışının Yaşar Nabi ile zaman zaman ayrılıklar gösterdiğini belirtti. O yıllarda birçok önemli yazar ve şairden de destek gören derginin Garip Şiir Akımı’nın manifestosuna yer verdiğini de vurgulayan Ercan, “1990 yılında derginin yayın yönetmenliğini yapmam konusunda gelen teklif önce beni şaşırtmıştı. Yaşar Nabi ile aynı çizgide düşünen biri değildim. Dergiyi ilk devraldığımda, değişiklikler yaparken Yaşar Nabi’nin de kemiklerini sızlatmamam gerektiğini biliyordum. Hep bu çizgiyi korumaya çalıştım.” dedi. Türkiye’de feminizmin tartışıldığı yıllarda “siber feminizm”i tartışan dosyalar yayımladıklarını anlatan Enver Ercan, yeniliklere hep açık duran bir yöntem izlediğini, “her şeyi bilen editör” edası ile tavır almadığını ve bu alışkanlıklarla birçok editör ve yöneticiyi yayın dünyasına kazandırdığını ifade etti. Geçmişten günümüze en büyük dergi macerası olan Varlık hakkında enteresan anekdotlar aktan Enver Ercan, sözlerini şöyle sürdürdü:

KÂĞIT KITLIĞINDA KİTAP BOYU DERGİ…

                “Varlık dergisi olarak Tuna Kiremitçi, Alper Gencer, Müge İplikçi ve adını sayamadığım bugünün okur kitlesi son derece geniş yazar ve şairlerini kazandırdık. İlk çalışmaları bizde yayımlandı. Kendi merakımı celbeden meseleler üzerine de çalışmalar yaptık ve neticede çok enteresan dosyalar çıktı. Genç kalemleri değerlendirmekten çekinmedik. Bir meselenin Türkiye gündeminde olup olmamasıyla ilgilenmedik, gündemde değilse de ele aldık. Varlık dergisi, başlangıçta toplumsal bir ihtiyacı karşılama kaygısı içindeydi, böyle olması da zorunludur. Bu sebeple, nüfus popülasyonlarına varana dek, birçok toplumsal dosya işlenmiştir. Kabul etmek gerekir ki, Varlık’ın Türkiye’de etkili olduğu yıllar, 1950’lere kadardır. Sonrasında gelen dergiler, durumu değiştirmiştir. Yaşar Nabi, döneme göre avangart şair ve yazarları dergi bünyesine almıştır. Parasız kaldığı zamanlarda, Ziya Osman ve Rıfat Ilgaz gibi dostlarından muhteva konusunda yardım istemiştir. 40’lı yıllardaki kâğıt yokluğunu dergi ebatlarını kitap ölçülerine düşürerek telafi etmiş ve her şeye rağmen dergiyi çıkartmıştır. Yaşar Nabi, İkinci Dünya Savaşı Yılları’nda, yedek subay çadırında dergi çıkartıyordu.”

 “BAŞARI İÇİN DUVARI ZORLAMAK LAZIM”

                “Şiirin felsefe yapmaması lâzım.” diyen Enver Ercan, büyük laflar söyleme kaygısına düşen şiirlere dergide yer vermediğini, her üç ayda bir Varlık’a katkıda bulunan seçici ustaları değiştirdiğini vurguladı. “Her kesimden yeteneği dergimizde görmek için hep farklı kesimlerden ustaların katkılarıyla zenginleştik.” diyerek Oktay Rıfat ve Cemal Süreya ile ilgili anılarını ve ilginç kesitleri de aktaran Enver Ercan, “Bir duvar vardır, onun farkına varamazsın. Farkına varsan, omuz atmaya cesaret edemezsin. Omuz atsan yere düşersin.” diyerek yeteneğine inanan bir kalemin asla pes etmemesi konusunda mesaj verdi. Dergide aynı isimleri tekrarlamak konusunu en aza indirgemeye çalıştıklarını anlatan Ercan, edebiyatımıza yön veren bir dergi çıkartmak için vicdanlı ve namuslu olmak gerektiği konusuna vurgu yaptı. Rasim Özdenören ve Sevinç Çokum gibi Varlık dergisinin çizgisine uzak gibi görünen yazarların çalışmalarına yer verdiğinde büyük tepki ile karşılaştığını dile getiren Enver Ercan, bu tepkileri anlamsız bulduğunu, bu yazarların ilk defa Varlık dergisi sayesinde okuyucusuyla tanışmalarının veya başarı kazanmış olmalarının, yeniden Varlık içinde bulunmak konusunda yeterli bir sebep olduğuna dikkat çekti. Farklı kesimlerin arasındaki çizgilerin kalınlaştırılmaya çalışıldığını da belirterek bunun son derece sakıncalı olduğunu ifade etti. Her on yılda bir seçkiler ve antolojilerle Varlık dergisinin çizgisi konusunda edebiyatseverlere fikir verme konusunda çalışmalar yaptıklarını anlatan Ercan, şiir, hikâye ve romanda Varlık dergisinin çizgisi son derece net olduğunu dile getirdi.

                Kalabalık bir dinleyici topluluğunun dikkatle tâkip ettiği toplantı, Âkif Arslan’ın ney taksimleriyle son buldu.

a b c ç d dd DSC_0023 DSC_0030 DSC_0032 DSC_0033 DSC_0034 DSC_0035 DSC_0037 DSC_0041 DSC_0042 DSC_0045 DSC_0049 DSC_0054 DSC_0057 DSC_0059 DSC_0061 DSC_0064 DSC_0069 DSC_0071 DSC_0076 DSC_0079 DSC_0082 DSC_0084 DSC_0085 DSC_0086 DSC_0089 DSC_0090 DSC_0091 DSC_0093 DSC_0094 DSC_0096 DSC_0099 DSC_0100 DSC_0101 DSC_0103 DSC_0104 DSC_0107 DSC_0108 DSC_0109 DSC_0111 DSC_0112 DSC_0114 DSC_0115 DSC_0118 DSC_0120 DSC_0121 DSC_0123.NEF DSC_0124 DSC_0125 DSC_0127 DSC_0129 DSC_0132 DSC_0136.NEF DSC_0140 DSC_0144 DSC_0151 DSC_0160 DSC_0162 DSC_0165 DSC_0169 DSC_0171 DSC_0173 z

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın