ÜSTÜN İNANÇ ADIM ADIM FATİH’İ ANLATTI

Yeni başlayan “Fatih Sohbetleri”nin ilk konuğu Üstün İnanç, “Fatih ağır yangınlar gördü. İstanbul güzeli yaşarken Fatih güzeli, İstanbul acıyı yaşarken Fatih acıyı yaşıyor. Refleksleri aynıdır.” dedi.

         Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) ile Ağaç Kitabevi ve Kültür Merkezi’nin birlikte organize ettiği Fatih Sohbetleri’nin ilk konuğu tiyatrocu ve yazar Üstün İnanç oldu. Sohbetlerin yönetimini gerçekleştiren Erol Mermer’in sunumunu yaptığı toplantıda dinleyiciler, İnanç’ın samimi anlatımları bir devrin Fatih’ini seyre daldılar. Üstün İnanç programda Yahya Kemal ve Attilâ İlhan’dan şiirler okuyarak dinleyicileri mest etti.

         Sinemacı ve senarist Erol Mermer Fatih’in İstanbul’un ileri gelenlerini yetiştiren bir semt olduğunu söylerken, Fatih Sohbetleri’ne de Fatih’i anlatarak, üstelik sohbeti eski bir İstanbullu ve Fatihli olan Üstün İnanç’ın üslubu ve birikimiyle gerçekleştirmenin en doğru başlangıç olduğunu dile getirdi.

TÜRKİYE’NİN İLK BULVARI FATİH’TE…

Fatih, İstanbul’un yüzyıllar boyunca en önemli yerleşim birimi. Kuşakların yazdığı, söylediği ve resimlediği Fatih’in İstanbul’un kalbi olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı Üstün İnanç ve bunun yaşanmışlığın bir analizi de olduğunun da altını çizdi. Fatih’in, Cumhuriyet sonrasında dahi uzun yıllar İstanbul’un en büyük ilçesi olduğunu ve buna mukabil Türkiye’nin de en büyük ilçesi konumunda bulunduğunu anlatan İnanç, sanayi devrimini temsil eden bulvarların ilkinin (Atatürk Bulvarı) Fatih’te kurulmasının da rastlantı olmadığını dile getirdi. Attilâ İlhan’ın “Sisler Bulvarı” adlı şiirindeki bulvarın da Atatürk Bulvarı olduğunu hatırlatan İnanç, Fatih’i semt semt ele alarak Müslüman halkın azınlıklarla olan ilişkilerine dair ilgi çekici izlenimlerini aktardı.

         SEMTLER YOK OLDUKÇA KÜLTÜRLER DE YOK OLDU

“Kocamustafapaşa semti uhrevî bir noktadır. Beyazıt’taki havuz, tarihî tramvay gibi güzellikler eski Fatih’te kaldı. Fatih’in özelliği farklı kültürdeki toplulukları bir arada yaşatabilmesidir. Ayvansaray-Balat-Fener bu kesişmelerden biridir. Hıristiyan, Ermeni, Yahudi ve Müslümanların mahalleleri belliydi. Ermeniler daha çok Yenikapı’yı, Rumlar Fener’den Ayvansaray’a kadar olan bölgeyi, Yahudilerin de kalenderleri Balat’ı seçmişti. Fatihli Müslümanlar bu topluluklarla ahbaplık ederlerdi. Müslümanlar sayıca en fazla olandı. Semtlerdeki değişimler kültürlerin de yok olmasına neden oldu.”

         “İSTANBUL İLE FATİH’İN REFLEKSLERİ AYNI”…

Semt ve sokak isimlerindeki yenileme uygulamalarının yaptığı dil tahribatına da değinen Üstün İnanç, Fatih’te bu türden birçok örnek bulunduğunu, Topkapı, Edirnekapı gibi isimlerin aslında Edirne Kapısı şeklinde yazılması gerektiğinin altını çizerek “Semt isimleri bozuldukça dil de bozuldu.” dedi. İnanç, Fatih’in bütün İstanbul’u kapsayan bir özellik taşıdığına da dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bu kapsama farklılığını ortaya koymuştur. Çırçır semti, İstanbul’un fethinden sonraki ilk yerleşim merkezidir. Hemen ardından Sultanahmet’te Akbıyık semtine Müslümanlar yerleşmiştir. Fatih ağır yangınlar gördü. İstanbul güzeli yaşarken Fatih güzeli, İstanbul acıyı yaşarken Fatih acıyı yaşıyor. Refleksleri aynıdır. Direklerarası eğlenceler de bir dönem Ramazan’ın simgesi olmuştur. Ancak zaman içinde sürekli bir değişim yaşamıştır, yaşamaktadır.” diyen Üstün İnanç okuduğu şiirlerle programı noktaladı.

Fatih Sohbetleri’de önümüzdeki hafta Mahmut Çetin konuşmacı olacak ve “Aydın Yabancılaşması”nı anlatacak.

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın