TÜRKÇE GÖNÜLLÜSÜ BİR OSMANLI AYDINI

Türkçe Gönüllüsü Bir Osmanlı Aydını

  Elif Sönmezışık (Sanatalemi.net)

2-Halide Nusret ZorlutunaÜmmül Muharrirat (Hanım yazarların annesi) Halide Nusret Zorlutuna, vefatının 30’ncü yılında ESKADER’in düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde anıldı. Zorlutuna’nın gelini Umran Zorlutuna ve torunu Banu Zorlutuna’nın da katıldığı toplantıda Halide Nusret adını bugünkü nesillerde yaşatmak için edebiyat yarışmaları düzenlenmesi ve anısına bir anma kitabı hazırlanması gerektiği vurgulandı.

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği’nin (ESKADER) her hafta Timaş Kitapkahve’de düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde bu hafta Ümmül Muharrirat (Kadın yazarların annesi) unvanı ile anılan şair ve yazar Halide Nusret Zorlutu’na yâd edildi. Vefatının 30. yılı dolayısıyla düzenlenen toplantıda, gelini Umran Zorlutuna ve torunu Banu Zorlutuna da hazır bulundu. Takdimini edebiyatçı Elif Tokkal’ın yaptığı programın konuşmacıları, gazeteci yazar, Mehmet Âkif Ersoy Fikir ve Sanat Vakfı Başkanı Mehmet Cemal Çiftçigüzeli ile edebiyatçı yazar ve ESKADER’in kurucularından Mehmet Nuri Yardım’dı. Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş’ın dinleyiciler arasında bulunarak Zorlutuna ile ilgili hâtıralarını naklettiği toplantı, kalabalık bir dinleyici grubu tarafından ilgiyle takip edildi. Program boyunca Halide Nusret Zorlutuna’nın sosyal hayatla iç içe müstesna bir aydın modeli olduğuna dikkat çekilerek dili, üslûbu ve Türkçesiyle bugüne yetişebilen ve yeni nesillerle bağ kurabilecek bir kalem olduğu belirtildi.

SEÇKİN VE MÜMTAZ

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Mehmet Nuri Yardım, konuşmasının başında Musul’da yaşanan olaylarla ilgili üzüntü duyduğunu belirtti. Halide Nusret Zorlutuna’nın Cumhuriyet döneminin en başta gelen yazarlarından olduğunu ve kendisine “Ümmül Muharrirat” adı verilerek bu özelliğinin vurgulandığına dikkat çeken Yardım, “Ankara’da yaşadığı için İstanbul’daki edebiyat çevreleri onu fazla tanımıyor. Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, Ankara’da iken onu ziyaret etmiş nadir yazarlarımızdandır.” dedi. Zorlutuna’nın yaşadığı dönemin en mümtaz şahsiyetlerinden biri olduğunu söyleyen Mehmet Nuri Yardım, edebiyatımıza birçok eser kazandırmış böylesi bir aydının kitaplarının sinema ya da dizi olarak izleyicisiyle buluşmasının ve anısına bir kitap hazırlanmasının son derece anlamlı olacağını ifade etti. Toplantıyı yöneten edebiyatçı Elif Tokkal, Halide Nustret Zorlutuna’nın genelde Türk edebiyatında, özelde ise kadın edebiyatımızda son derece özel ve önemli bir yeri olduğunu vurgulayarak Zorlutuna’nın kısa bir biyografisini aktardı. Ümmül Muharrirat unvanının kendisine 1975 yılında Birleşmiş Milletler tarafından verildiğini anlatan Tokkal, bu adla kadın yazarların annesi olarak edebiyatımızda kabul gördüğünü dile getirdi.

MİLLÎ EDEBİYATIMIZIN BİR TEMSİLCİSİYDİ

Konuşmasında Halide Nusret Zorlutuna’nın doğduğu ve büyüdüğü dönemin İstiklal Savaşı yılları ve sonrasında fakir düşmüş, en zor dönemlerini yaşayan bir Türkiye kesiti olduğunu dile getiren Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, Zorlutuna’nın gazetecilik yaptığı 50’li ve 60’lı yılların iletişimin çok yavaş ve kısıtlı bir dönem olduğunun altını çizdi. Halide Nusret Zorlutuna’yı özel kılan en önemli yönlerin ailesi ve yetişme tarzı olduğunu belirten Çiftçigüzeli şunları söyledi:

“Gazeteci Mehmet Selim Efendi’nin kızıdır. Babası İttihat ve Terakki’ye muhalifti. Bu tartışmaların içinde büyümüş, fikirleri önce aile içinde yoğrulmuştur. Mehmet Selim Efendi muhalifliğinden ötürü hem mahkûm olmuş, hem de sürgün edilmiştir. Böylelikle Halide Nusret Hanım’ın babasını çok az gördüğü çocukluğu ve ilk gençliği, sürüldükleri Kerkük’te geçti. Burada Arapça ve Farsça öğrendi. Babası vefat edince İstanbul’a döndü ve üniversite eğitiminden sonra İngilizce öğrendi. Böylelikle tipik bir Osmanlı aydını gibi hem Batı hem de Doğu dillerine vakıf oldu. Gazetecilerle bir arada büyüdü. Eşi Aziz Zorlutuna ise bir paşaydı. Çevresindeki bütün insanları eserlerinde yaşattığını görürüz. Görüşleri birbirinden farklı olsa da hemen hemen bütün gazetelerde yazmıştır. Ben kendisinden önce kızı Emine Işınsu’yu ve yazılarını tanıyordum. İlk defa Işınsu’yu ortaokul yıllarımda iken okumaya başlamıştım. Kendisi eşi ile birlikte Türkiye Yazarlar Birliği’nin ilk kurulduğu yıllarda derneğe üye olduktan sonra evlerini ziyaret etmeye başlamıştık. Halide Nusret Zorlutuna ile bu ziyaretlerden birinde tanıştık. Halide Nusret Hanım maruf, az konuşan, mütedeyyin, edebiyat ve sanat konuları açıldığında sohbet eden bir aydınımızdı. Eserleri ve fikirleriyle besleniyorduk. “

TÜRKÇE GÖNÜLLÜSÜ BİR AYDIN

Halide Nusret Zorlutuna’nın bütün eserlerinde insandan ve toplumdan yana bir endişe ve edebî bir özellik gözlendiğini belirten Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, Zorlutuna’nın yazdıklarında düşüncelerinin yanı sıra tarihe tanıklığının da görülebileceğini dile getirdi. Halide Nusret Zorlutuna’nın Millî Edebiyat akımı içinde yer aldığını kaydeden Çiftçigüzeli, “Sosyal etkinliklerde ve sivil toplum kuruluşlarında söz sahibiydi. Hizmet ettiği bu kuruluşlar, anne, kadın, edebiyat ve sosyal yardım alanlarında hizmet veriyordu. Türkçe gönüllüsü bir edebiyatçı ve yazardır. Bütün hayatını Türkçeye adamış ve onun gelişmesine harcamıştır. 1957’de öğretmenliği bırakarak ölene kadar geçen 26 yıl boyunca kendini yazmaya adadı. ‘Türk diline sahip ol, Türkçeyi yaşat.’ kampanyasına tam destek verdi. Eserlerinde sade ve yaşayan Türkçeyi kullandı ve hece vezni ile şiir yazdı. Kendisini tanıdığım son zamanlarında Türk Edebiyatı, Hisar ve Töre dergilerinde yazıyordu. İdeal bir aydın tavrı sergiledi. Yerini dolduracak bir edibimiz henüz yetişmedi. Onunla ilgili edebiyat yarışmaları tertiplense çok yerinde olur. Yeni Halide Nusretler böylelikle yetişebilir.” dedi.

KİTAP OKUMASI YASAKLANDI

Halide Nusret Zorlutuna’nın “Git Bahar” adlı şiirini Elif Tokkal’ın seslendirmesinin ardından konuşan Mehmet Nuri Yardım Halide Nusret Zorlutuna’nın Benim Küçük Dostlarım isimli eserinin çok önemli olduğunu vurgulayarak bütün öğretmenlerin bu kitabı okuması gerektiğini belirtti. Halide Nusret Zorlutuna’nın kendi hâtıratından seçtiği çocukluğuna dair anekdotları aktaran Yardım, Zorlutuna’nın bu hâtıralarında babası ve annesinin karakteristiğinin ortaya konduğunu belirtti ve şunları söyledi:

“Hem annesi, hem de babası onun şair ve yazar oluşunda büyük bir etkendir. Genç yaşlardan itibaren annesinin hediye ettiği bir deftere notlar tutmaya başladı. Ancak defteri kaybetti. Kendisi bu defterin bulunması durumunda ömrünün yarısını feda edebileceğini söylemiştir. Bir dönem derslerini ihmal edecek kadar kitap okumaya başlamış ve bu sebeple annesi tarafından kitap okuması yasaklanmıştır. Buna fazla dayanamayan Halide Nusret, annesinin Recaizâde sevgisinden faydalanarak onu ikna etmeyi başarmıştır. Bunca birikimli ve sanat yönü kuvvetli bir aydınımızın adına bir yarışma düzenlenmesi romanlarının filme aktarılması çok önemli. Bu değerli eserlerin yeniden okuyucuya kazandırılması da büyük bir adım olmuştur.”

VATANPERVER BİR ANNE

8-Halide Nusrt Toplantısı   Halide Nusret Zorlutuna’nın oğlu Ergün Zorlutuna’nın eşi Umran Zorlutuna, Halide Nusret Zorlutuna’yı dünyanın en iyi insanı olarak tanıdığını belirterek, “Birbirimize o kadar yakındık ki, âdeta dost gibiydik. Benim için yeri doldurulmaz bir insandır.” dedi. Torunu Banu Zorlutuna ise, aileden gelen edebiyat geleneğini yaşatmaya çalıştığını dile getirerek iletişim fakültelerinde ders verdiğini ve ders verecek kadar vakıf olduğu Türkçeyi ve vatanperverliği büyükannesi Halide Nusret Zorlutuna’dan öğrendiğini ifade etti. “Kuvvetli bir dindar, muhteşem bir anne ve çok iyi bir öğretmendi. O ölmeden önce TRT’de babaannem için bir belgesel çektim. Yaşarken izlemesi mümkün olmadı. O belgesel çekimlerinde son yazdığı şiiri de okumuştu. 30 yıldan beri hâlâ hayatımızın içinde.” diyen Banu Zorlutuna, hayatlarının her anında ve her şiirde Halide Nusret Zorlutuna’yı hatırladıklarını dile getirdi. Sonrasında söz alan Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Halide Nusret Zorlutuna’nın Türkiye’nin muhteşem kadınlarından biri olduğunu kaydederek can emanetini uzun zaman taşımanın iyi taraflarını tadabilen bir yazar olduğunu belirtti. “O muhteşem kadınlardan artık pek yok. Kendisini yakinen tanıma fırsatım oldu.” diyen Yalçıntaş, ESKADER’in düzenlediği böylesi anma toplantıları ile Bâbıâli Sohbetleri’nin bir vefa kürsüsü olarak hizmet verdiğini ifade ederek, dernek çalışanlarına teşekkür etti. Programın sonunda Muhsin Duran’ın okuduğu aşr-ı şerifin ardından hâtıra fotoğrafları çekildi.

Yayın Tarihi: 13 Haziran 2014

 3-Halide Nusrte torunu Banuzorlutuna  7-Halide Nusret toplantısı  9-Halide Nusret4-Halide Nusret top.5-Halide Nusret6-Halide Nusret

Fotoğraflar: Halil Küçük

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın