SADETTİN KAPLAN: MENDİLLER GÖNÜL BOHÇAMIZDIR

SADETTİN KAPLAN:

MENDİLLER GÖNÜL BOHÇAMIZDIR

 Beyazıt Ramazan Sohbetleri’nde “Şiirimizde Mendil Sallayan Mısralar” başlıklı bir konuşma yapan şair ve yazar Sadettin Kaplan, “Bizde mendiller birliğin, dirliğin, sevgi ve sadakatin düğümlendiği bir bohçadır.” dedi.

 Türkiye Diyanet Vakfı‘nın organize ettiği ve İBB Kültür A.Ş.‘nin katkılarıyla düzenlenen 33. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı, bu yıl da Ramazan’ı kitapla kavuşturdu. Okuyucu yazar buluşmaları ise kapanışa dek sürecek. Beyazıt Devlet Kütüphanesi‘nde yapılan ve Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği‘nin (ESKADER) katkılarıyla organize edilen Beyazıt Ramazan Sohbetleri‘nin on sekizinci günkü konuşmacısı şair ve yazar Sadettin Kaplan oldu.

 Konuşmasında Ramazan’la ilgili hatıralarından, çocukluğundaki Ramazanlardan söz eden Sadettin Kaplan, barış ve kardeşlik mesajları verdi. Takdimini 33. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı Basın Danışmanı ve ESKADER Genel Sekreteri Elif Sönmezışık’ın gerçekleştirdiği programda “Şiirimizde mendil sallayan mısralar” başlığı altında, halk şiirimizin mısralarından alıntılar yapan Kaplan, Âşık Veysel, Karacaoğlan, Yahya Kemal şiirleriyle türkü ve şarkı sözlerini hatırlatarak Düş Bedestânı ve Esmâü’l-Hüsnâ ile Hakk’a Münâcât isimli şiir kitaplarından mısralar okudu.

EFSANE VE MENKIBELER MORAL VERİYOR

 Konuşmasına sohbetleri organize eden Türkiye Diyanet Vakfı, İBB Kültür A.Ş. ve ESKADER’e teşekkür ederek başlayan Sadettin Kaplan, nükteli kıssalar ve menkıbelerin yanı sıra Osmanlı Şeyhülislamlarından Dürrizade Abdullah Efendi’nin, Padişah’ı iftar için ağırladığı gün buzdan olduğu anlaşılan komposto kâselerinin hikâyesini de aktardı. “Bana göre her milletin tarihinin üçte biri gerçek, üçte ikisi menkıbe ve efsanelere dayanır. Bu yalnızca bize ait bir durum değil. Gerçek tarih, arada bir anlatılan menkıbelerle daha da bir güzelleşir ve moral bulur.” Diyen Kaplan, çocukluğundaki Ramazanlara dair anekdotlar aktardı. Şiirimizde mendil sallayan mısralar başlığı altında mendilin maddi ve manevi yönlerinden de söz eden Sadettin Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü:

MENDİLİMİZ AVRUPALININKİNE BENZEMEZ

 “Eskiden mendil hilat diye bilinirdi. Yadigâr ve hediye mahiyetindeydi. Mendil aslında ter silmek için yapılmış bir şey değil. İlk Avrupa’da görüldü. Bu mendillerin değişik anlamları vardı. Şövalyenin düello daveti için diğerinin yüzüne mendil çarpar, bir kadının mendilini düşürmüş olması erkeğe ‘benden medet umma’ mesajı verir, camdan sarkıtılan mendil gözetlenme manası taşır, ayrılırken sallanan mendil ise sadakat anlamına gelirdi. Bizdeki mendiller ise çok daha başka anlamlara gelir. Mendilin törelerimizde ve yörelerimizde bazı farklılarla çok önemli bir değeri, işlevi ve anlamı vardır. Hele yavuklu tarafından yadigâr olarak verilenleri can özünden yırtılmış bir parçadır. Onda nakış nakış sevdanın özü ve aşkın başka bir şey görmeyen gözü vardır. Her bakıldığında üzerinde başka başka mısralar beliren bir efsunlu kâğıt gibidir. O mendiller edeptir, erkândır, irfandır ve namustur.  Bizim mendilimiz Avrupa’daki gibi değildir, bize benzer. Birliğin, dirliğin, sevgi ve sadakatin düğümlendiği bir bohçadır.”

MENDİLİ DOLDURMAK

 Mendilin kültürümüzdeki yerinin gönül bohçası olmakla beraber gündelik hayatımızdaki yerinin çok farklı olduğunu söyleyen Sadettin Kaplan, mendilleri ceplerde, kuşak aralarında ve koyunlarda taşındığını, mendilden mendile fark olduğunu, değişik adlarla değişik işlevleri yerine getirdiğini ifade etti. Kültürümüzdeki mendil çeşitlerini tek tek anlatan Kaplan, “Anadolu’nun kimi bölgelerinde mendil, Mahrama denilen ve file olarak kullanıldığı gibi hanımların başlarına örttüğü bir örtü de olabilir.” dedi. Anadolu’da mendilin günlük nasiple ilişkili olduğunu ifade eden Sadettin Kaplan, hanımının sabahtan katlayıp kendisine verdiği mendili akşam eve gelirken erzakla doldurmak gayesinin evin erkeğini huzurlu ve onurlu hissettirdiğini ve bu yaklaşımın kültürümüzde önemli olduğunu belirtti. Âşık Veysel’den başlayarak mendille ilgili mısraları sıralayan, türkü ve şarkı sözlerinden de alıntılar yapan Sadettin Kaplan, Yahya Kemal’den de mısralar okuyarak Karacaoğlan’ın içinde mendile atıfta bulunduğu “Güzel Ne Güzel Olmuşsun” şiirini tahlil etti ve Düş Bedestânı adlı kitabından “Elveda Ey Şehr-i Ramazan” adlı şiirini, Esmâü’l-Hüsnâ ile Hakk’a Münâcât adlı kitabından ise bir manzum dua okudu.

Elif Sönmezışık

Vakıf Fuarcılık ve 33. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı

Basın Danışmanı

sonmezisikelif@gmail.com

tdv.kitapfuari@gmail.com

https://twitter.com/TDVKitapFuar

https://www.facebook.com/TDVKitapKulturFuarlari

Yayın Tarihi: 16 Temmuz 2014

Fotoğraflar: Ayşe Emine Sultan Çelik

Sadettin Kaplan -2 Sadettin Kaplan -3 Sadettin Kaplan -4 Sadettin Kaplan -5 Sadettin Kaplan -6 Sadettin Kaplan -7

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın