“Mahir İz, ülkemizin büyük bir değeriydi.”

Vefatının 40. yılında büyük bir ilgi ile anıldı

“Mahir İz, ülkemizin büyük bir değeriydi.”

Osman Esgice (Sanatalemi.net)

          Türkiye’nin unutulmayan eğitimcisi Muallim Mahir İz, vefatının 40. yılında Cağaloğlu Timaş Kitapkahve’de düzenlenen bir toplantı ile anıldı. Edebiyat Sanat ve Kültür Araşıtrmaları Derneği (ESKADER) tarafından tertip edilen toplantıya, aşırı yağışlı havaya rağmen büyük bir katılım oldu. Konuşmacılar, Mahir İz’in ilim, irfan ve eğitim dünyamızdaki yeri üzerinde durdular, hâtıralarını dinleyicilerle paylaştılar. “Yılların İzi’nden Yürüyen Bilge Muallim” başlıklı anma toplantısına ilgi büyüktü.

         Toplantıyı idare eden Mehmet Nuri Yardım, Mahir İz gibi şahsiyetlerin toplumun üzerinde hakları olduğunu belirterek, “Türkiye’nin zor yıllarında fikirleriyle, idealleriyle, hizmetleriyle ayakta durmuş bu âbide şahsiyeti hatırlamak, anmak bizim için bir görevdi. Biz bu toplantı ile Mahir Hocayı vefatının 40. yılında unutmadığımızı gösterdik. Onun için sene içinde daha bir çok program yapılmalı, yarım kalan eserleri tamamlanmalı ve gençlerin istifadesine sunulmalıdır. İnşallah bu çalışmalar gerçekleşir ve biz Mahir Hoca gibi kıymetli âlimleri daha yakından tanıma şansını elde ederiz.” dedi.

         İlk konuşmacı, Mahir İz’in yakın talebelerinden Prof. Dr. Osman Öztürk idi. Öztürk, 12 sene boyunca Mahir Hoca ile birlikte olduğunu hatırlatarak konuşmasına başladı. Hocanın çok titiz olduğunu, seyahatlerinde bile âdetlerini değiştirmediğini ifade eden Prof. Öztürk, konuşmasına şöyle devam etti: “Bir gün bir seyahatte Hoca ile beraberdik. Sabah tıraş olduğunu gördüm. Buna şaşırdığımı görünce, ‘57 yıl boyunca her gün saat 7.00’de tıraş oldum, bu düsturumu bozamam.’ dedi. Hoca prensiplerine bu kadar bağlıydı.”

ŞAKACI BİR YANI VARDI

         Prof. Dr. Osman Öztürk’ün nüktedan bir tarafı olduğunu belirten Öztürk, konuşmasının ilerleyen bölümlerinde şöyle devam etti:

“Hoca bir akşam eve gelmiş, güzel bir pilâv yemiş. ‘Mele-i siyanetim’ (koruyucu meleğim) dediği eşine şöyle iltifat etmiş: ‘Bu pilâvın her zerresi ayrı ayrı pişmiş.’. Hoca iyi gurme idi. Her semtin en iyi sebze veya meyvesini bilirdi. Su’dan anlar, bilhassa Karakulak suyunu severdi. Hoşuna giden insanlar için de, “Ne adam be karakulak suyu gibi.” derdi. Mahir İz’in şive taklidi de başarı bir şekilde yapan Prof. Dr. Osman Öztürk, Hocanın seyyid olduğunu, ama bunu kimseye söylemediğini sözlerine ekledi.

İkinci konuşmacı Prof. Dr. Mustafa Uzun’du. Uzun, Mahir İz’in hayat hikâyesini anlattı. Mahir Hocayı arkadaşlarıyla birlikte ilk ziyaret ettiklerinde kendilerine Osmanlı Türkçesi’ni öğrenmeleri gerektiğini ifade ederek, “Kültürümüzle bağ kurabilmeniz için bu dili iyi bilmeniz gerekir.” dediğini sözlerine ekledi. Prof. Dr. Mustafa Uzun konuşmasına şöyle devam etti:

“Mahir Hoca iyi bir muallimdi, medeniydi. Tam bir Osmanlı beyefendisi, İstanbul beyefendisi idi. İyi hocalardan sağlam bir eğitim alırken şiir de yazmaya başladı. O Muallim Naci, Muallim Cevdet ve Muallim Kilisli Rifat gibi büyük ‘muallimler’ neslindendir. Derin bilgisi vardı. Kaleme aldığı Tasavvuf isimli eseri bu sahadaki ilk kitaplardandır. Okullarda ders kitabı olarak okutulmuştur.”

Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı da, Mahir İz’den bazı hâtıralar nakletti. Hususi halleri ve tasavvuf yolu üzerinde uzun uzadıya duran Prof. Kavakçı, Yılların İzi’nde de geçen bazı bilgileri dinleyicilerle paylaştı. Mustafa Özdamar ve Dursun Gürlek de Hoca ile ilgili hâtıralarını ve bilgilerini naklettiler. Mahir İz’i anma programı, Ertuğrul Arpat’ın okuduğu aşr-i şerif ve çekilen hâtıra fotoğraflarının ardından sona erdi. Gelen bütün dinleyicilere Marifet Yayınları’nın hazırladığı büyük fotoğraf hediye edildi.

İLME ADANMIŞ BİR ÖMÜR

         Ömrünü eğitim hizmetlerine adamış olan Abdullah Mahir İz, 28 Ocak 1895 tarihinde İstanbul’da doğdu. Babası, Medine ve Ankara kadılıklarında bulunan Seyyid İsmail Abdulhalim Efendi ve büyük babası Haremeyn Mollası olan Külâhizâde es-Seyyid Servet Efendi’dir. Baba tarafından Seyyid ve alimler ocağı bir aileden olan Mahir İz, annesi tarafından da yine ilmiye sınıfından bir aileye mensuptur. Dedesi, kadılardan Bağdat mollası Erzurumlu Çelebizâde İbrahim Rüşdü Efendi ve dayısı Şeyhülislam Hüseyin Hüsnü Efendidir. Mahir İz Bey, babasının kadılıkları sırasında, Midilli, Balıkesir, Isparta, Medine ve Ankara’da, ilk ve orta tahsilini yaparak Ankara Sultanisi’nden mezun oldu. 1916’da, Birinci Dünya Harbi sırasında aynı okulun ilk kısmında, Türkçe öğretmenliği ile muallimlik hayatına başladı. Ankara Sultânisi’nde başladığı vazifesinin yanında, Sanayi Mektebi’nde tarih, Dârülhilafe Medresesi’nde Türkçe dersleri okutmuştu. İstanbul’da ise Halıcıoğlu ve Kuleli Askeri Liseleri ile Paşakapısı ve Davutpaşa ortaokullarında vazife yaptıktan sonra Edremit O

Ortaokulu’na müdür tayin edildi. Üç yıl sonra İstanbul’a tayin edilerek, Beykoz Ortaokulu’na geçti. 1938’de Nişantaşı ortaokulu müdürü oldu. Burada on sene kaldı, 1949-56 yılları arasında yedi yıl müddetle de Haydarpaşa Lisesi, arkasından Çamlıca Kız Lisesi edebiyat öğretmenliğinde bulundu. Bu sırada, bir yıl İstanbul İmam Hatip Okulu Müdürlüğü yaptı ve Çamlıca’dan emekliye ayrıldı. Aynı yıl Taksim’de Yeni Kolej müdürlüğü ile yeniden eğitim hayatına döndü. Altı ay sonra ise yeni açılan İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nde (İlahiyat Fakültesi) Edebiyat, iki yıl sonra da tasavvuf tarihi, hitabet ve irşad derslerinin hocalıklarına tayin edildi. On yıllık yeni bir maarif hizmeti devresinden sonra ikinci defa emekli oldu. Elli yıl süren hocalık hayatı sebebiyle, devrin ileri gelen din, siyaset ve edebiyat şahsiyetleri ile yakın münasebetlerde bulunmuş ve bu isimlerden kendi iman ve fikrine yakın olanlar ile yakın dostluklar kurmuştur. Meşhur İslâm şairi Mehmed Âkif Ersoy ve M. Celaleddin Ökten de bunların arasındadır. İslamî İlimler Araştırma Vakfı ile Türk Kültürü Vakfı’nın kurucuları arasında bulunan Mahir İz, 9 Temmuz 1974 tarihinde vefat etti ve Erenköy Sahra-i Cedid mezarlığında toprağa verildi.

Yayın Tarihi: 8 Ağustos 2014

2-Mahir İz top. 3-Mahir İz top. 4-Mahir İz top. 5-Mahir İz top. 6-Mustafa özdamar-1 7-Dursun Gürlek--Mahir iz 8-Mahir İz1

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın