CAFER ZORLU’YU DOSTLARI UNUTMADI

           Türk karikatürünün unutulmayan simâlarından Cafer Zorlu dostları ve sevenleri tarafından anıldı. Konuşmacılar Zorlu’nun yerinin doldurulamadığını söylediler. Karikatürist Yurdagün Göker, meslektaşı ve arkadaşı Cafer Zorlu’yu anlatırken zaman zaman duygulu anlar yaşandı.

            Basın İlân Kurumu ile Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)’nin birlikte düzenlediği “Matbuat Dünyasından Sanatkâr Çehreler” programının bu ayki konusu basın dünyasında yaptığı binlerce karikatür ile sevenlerinin gönlünde taht kuran karikatürist Cafer Zorlu’ydu. Basın Müzesi’nde düzenlenen toplantıda Zorlu’nun hayatı, hâtıralar eşliğinde anlatıldı.

            Toplantının açış konuşmasını yapan ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım, “Matbuat Dünyasından Sanatkâr Çehreler” programları ile Türk basınının unutulmuş değerlerini anmak ve yeniden hatırlatmak istediklerini belirterek, “Onların bizim üstümüzde hakları vardır ve çoktur. Ömür boyu basında çalışmış olan bu ustalar, mesleklerini icra ederken karikatürleriyle, romanlarıyla, hikâyeleriyle, besteleriyle, resimleriyle, şiirleriyle ve tiyatro eseleriyle de sanat dünyamıza ciddi katkılarda bulundular. Onları unutamayız. Hepsini rahmet ve saygıyla anıyoruz.” dedi.

            Toplantıyı takdim eden gazeteci yazar Muammer Erkul, Cafer Zorlu’nun biyografisini okuduktan sonra bu ustaları anmanın ve gençlere tanıtmanın önemini vurguladı. Daha sonra söz alan konuşmacı Yurdagün Göker, öncelikle karikatür sanatının Türkiye’deki gelişimine temas eti. 1950’lerde karikatürün önemsendiğini ifade eden Göker, daha sonra bu ilginin giderek zayıfladığını söyledi. “Cafer Zorlu, halk adamıydı, mesleğine âşıktı, iyi bir insan, iyi bir adamdı” diyen Yurdagün, sanatçının hayatından önemli kesitleri aktardı ve zorlu mücadelesine dikkat çekti. Tahsin Öztin’in, “Cafer’e soyadını ben verseydim ‘Zorlu’ yerine ‘Kolay’ı tercih ederdim. El’de ıkına ıkına, sıkına sıkına, damla damla, Tanrı nimeti olan ‘espri’ Cafer’de gürül gürül akan bir çoban çeşmesidir. Ben bir halk çocuğuyum iftiharında yaşar ve övünür kendini kaldırımlardan sanat saraylarına aktarmasında bu özelliği vardır.” sözlerini aktaran Yurdagün, daha sonra Necmi Tanyolaç’ın şu sözlerini nakletti: “Eğer Cafer gibi çizgi ve espri ustası değilsesinz, Cafer’i anlatmanın mümkünü yoktur. Eski İstanbul evlerinin ahşap pencerelerinde paslı kutular içinde oturtulmuş fesleğenlere benzetirim onu. Cafer Zorlu’nun karikatürleri miss gibi ustalık kokar. Paslı bir teneke içinde yaşasa dahi!”

            Necati Bilgiç, Tahsin Öztin, Rıdvan Yelekçi, Tevfik Ünsi, Eşfak aykaç, Erdoğan Şenay ve İslâm Çupi gibi gazetecilerin duygu ve düşüncelerini dinleyicilerle paylaşan Yurdagün Göker, sanatçının hayatının kilometre taşlarını ve nerden gelip nereye yükseldiğini ayrıntılı biçimde anlattı. Göker, sanatçının hayat hikâyesini kendi ifadelerinden naklederken onun “Cafer Zorlu’yu anlatmam zordur. Zira benim hayatım, çizdiğim en büyük karikatürdür.” sözlerine yer verdi.

            Daha sonra kürsüye davet edilen Tercüman Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Ünal Sakman, gazetede Cafer Zorlu ile çalışmanın büyük bir zevk olduğunu belirterek, “O hem iyi bir sanatkâr hem de çok iyi bir insandı. Allah rahmet eylesin. Onun yeri asla doldurulamaz.” dedi. Dünya Güreş Yazarları Başkanı Ali Gümüş ise şunları söyledi: “Baba Cafer, anlatılamaz. Onu tanımak gerekir. Dirseği ile pantolon kayışını yukarı çekmesi, abğıra-çağıra konuşması, Fenerbahçe hastalığı, tek karikatürle âdeta kitap yazmış olması, telefonda konuşmaktan kaçınması bazı özelliklerini teşkil eder.”

            Karikatürist sanatçıları Ercan Akyol ve Karikatürcüler Derneği Başkanı Raşit Yakalı da kısa konuşmalarında Cafer Zorlu’nun karikatür dünyamızdaki yerini anlattılar. Kalabalık bir dinleyici topluluğunun büyük bir dikkatle takip ettiği toplantı sona erdikten sonra, Cafer Zorlu’nun fotoğraflarından ve karikatürlerinden meydana gelen sergi gezildi. Toplantıya Basın İlan Kurumu İstanbul Şube Başkanı Mehmet Köşker, gazeteci ve yazarlar Sadettin Kaplan, Şerif Aydemir, Recep Arslan, İlyas Dirin, Murat Sevinç, Ali Çorbacıoğlu da katıldı.

ZORLU HAYATTAN ZİRVEYE

            Ünlü karikatüristlerimizden Cafer Zorlu 1926’da İnegöl’de doğdu. 24 Ağustos 2012 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Zorlu, annesinin vefatından sonra 1939 yılında İstanbul’a geldi. Çocukluğu Karagümrük’te geçti. Kahveci, terzi, berber, tornacı çıraklığı, garsonluk, su satıcılığı, bulaşıkçılık gibi çeşitli işlerde çalışmaya başladı. Aynı zamanda kahvelerde karakalemle müşterilerin portrelerini yapıyordu. Karikatür çizmeye çok hevesliydi ancak bu hayâlini uzun süre gerçekleştiremedi, zira hayatını bir an önce kazanmak zorundaydı. Mahmutpaşa’da bir hırdavatçı dükkânı açtı. Ancak bu dükkânın kapanmasından sonra karikatüre başlama imkânı buldu. İlk çizgileri 1957’de Dolmuş dergisinde yayımlandı. Bu yıllarda Taş Karikatür dergisinde çizmeye başladı. Akbaba dergisinde çok uzun yıllar karikatür çizdi. Tercüman, Hürriyet ve Milliyet gazetelerindeki spor karikatürlerini o çizdi. Bu spor konulu karikatürleri ona birçok defa Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Spor Yazarları Derneği ödüllerini kazandırdı. 1981’de Ses dergisinin Atmaca mizah ekinde çizdi. Emekli olduktan sonra meslek hayatı boyunca çizmiş olduğu karikatürlerden yapılmış seçkin karikatürleri birkaç kitapta topladı. 24 Ağustos 2012 tarihinde yaşlılığa bağlı sebeplerden dolayı Cennet Mahallesi’ndeki evinde vefat eden Zorlu, Büyükçekmece Mezarlığı’nda toprağa verildi. Eserleri: 20 Yılın Seçme Spor Karikatürleri, Hık Mık Kemer Sık, Konuşan Karikatürler, Köşk’ten Çizgilerler, Nasreddin Hoca’nın Torunları, Varsa Olay Çizmek Kolay, Osmanlı İmparatorluğu Karikatürleri.

 

DSC_3627

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın