BÜYÜK MÜTEFEKKİR CEMİL MERİÇ ANILDI

 

BÜYÜK MÜTEFEKKİR CEMİL MERİÇ ANILDI

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) ve Basın İlan Kurumu (BİK) ortak düzenlediği “Matbuat Dünyasından Sanatkâr Çehreler” adlı programda bu ay mütefekkir yazar Cemil Meriç anıldı.

Çemberlitaş’taki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi’nde gerçekleşen anma programında, Haluk İmamoğlu’nun yönettiği toplantıya Memduh Cumhur ve Dursun Gürlek konuşmacı olarak katıldı. Cemil Meriç’in hayatı, düşüncesi ve eserleri dile getirildi.

Yazar Haluk İmamoğlu açılış konuşmasında, “Cemil Meriç’le sohbetlerimiz olurdu. Sohbetlerimiz derken, Cemil Meriç anlatır, biz soru sorarız dinleriz. Cemil Meriç Hocanın kümeleri vardı. Yani biz olduğumuz zaman başka küme gelmezdi oraya tamamen bizimle konuşurdu.” dedi.

Cemil Meriç’in evinin kütüphane olduğuna dikkat çeken Haluk İmamoğlu, şunları söyledi: “Cemil Meriç’in evi kocaman bir kütüphaneydi. Bütün duvarları bir-iki pencereye baka kısımlar hariç, kapalı duvar olan yerlerin her yeri kitaptı. Bir gün dedi ki: ‘Haluk Bey evladım, kütüphaneye doğru yürü, şu kapının yanındaki yere doğru yürü. Üçüncü sütuna gel. Şimdi oradan dördüncü kata çık, bak orada çocuk büyüklüğünde bir kitap var, onu al.’ Onun tarifi üzerine bakın göremeyen bir insan kütüphanedeki kitaplarının,  tabiri caizse koordinatlarını biliyor, bana orayı tarif ediyor. ‘Onu oradan al’ diyor. İşte aldıktan sonra ‘Onun falanca sayfasına gir, oradan şurayı oku.’ diyerek referans verirdi.”

Memduh Cumhur, Cemil Meriç’in kullandığı kelimelere çok dikkat ettiğini belirterek, “Açıklık, netlik anlamına gelen bu kelime onun için doğru düşüncenin anahtarıydı. Kelimelerin doğru kullanılmasına özen gösterirdi. Düşüncelerini en net anlatacak kelime konusunda hassas davranırdı. Sağcı ve solcu kelimelerinin bize ait olmadığını, batılılaşmanın Türk milletini ana ekseninden ayırdığını söylerdi. İlericilik veya gericilik kavramlarının ise bizi sınırlayan kelimeler olduğunu Cemil Meriç’ten öğrendim.” diye konuştu.

Dursun Gürlek, Cemil Meriç’i öğrencilik yıllarında tanıdığını belirterek, yazarları ve şairleri evlerinde ziyaret ettiklerini söyledi. Gürlek konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Cemil Meriç’in kendine özgü bir üslubu vardı. O kadar güzel makaleler yazardı ki bazılarını ezberlediğimi hatırlıyorum. Boş zamanlarında kendisine yardım etmem için çağırmıştı. Uzunca bir zaman sekreterliğini yaptım. Gözleri görmediği için ona kitap da okur, makalelerini yazar, dergileri okurduk. Köşe yazarlarını okuturdu ama ben hiç hatırlamıyorum, bir köşe yazarlarını sonuna kadar dinlesin. Bir veya iki paragraf okuruz ‘Tamam bırak’ derdi. Fransızca eserleri kızı Ümit Hanım okurdu. Türkçe, Osmanlıca okuyanları vardı.”

Dursun Gürlek, Cemil Meriç’i okumanın şart olduğuna vurgu yaparak, “Gençler okuduğumuz zaman anlamıyoruz demesinler. Başladıkları kitabı yarım bırakmasınlar. Defalarca okusunlar. Bir defada okununca anlaşılamayabilir. Yavaş yavaş okusunlar. Okurken yanlarında sözlük bulundursunlar.” dedi.

Katılımın yüksek olduğu toplantı sonunda konuşmacılar, dinleyicilerin sorularını yanıtladı. Program sonunda düzenlenen kokteylin ardından, Cemil Meriç’in fotoğrafları ve eserlerinin yer aldığı sergi gezildi.

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın