Buğra “Bakî Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sâdâ Bıraktı”

2-Tarık buğra toplantıısı

Buğra “Bakî Kalan Bu Kubbede Hoş Bir Sâdâ Bıraktı”

Serdar Üstündağ

 Basın İlan Kurumu ve Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)’nin birlikte düzenlediği “Matbuat Dünyasından Sanatkâr Çehreler” isimli seri toplantılarda bu ay Tarık Buğra yâd edildi.

Tarık Buğra hakkında önemli araştırmaları ve çalışmaları bulunan İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü mensuplarından Yard. Doç. Dr. Ramazan Topdemir’in konuşmacı olduğu programı Eskader yöneticilerinden edebiyatçı yazar İlyas Dirin yönetti. Açılış konuşmasını ESKADER Başkanı Şerif Aydemir’in yaptığı toplantıya ilginin oldukça yoğun olduğu gözlendi.

Toplantının ilk dakikalarında; başta Küçük Ağa olmak üzere yazdığı birçok eserle yakın dönem Türk Edebiyatına büyük harflerle ismini yazdırmış olan romancı, gazeteci, yazar ve mütefekkir Tarık Buğra’nın hayatı, fikirleri ve edebiyatımızdaki yerini anlatan İlyas Dirin; aynı zamanda Buğra’nın, gazetecilik ve yazarlık dönemlerine ait biyografik bilgiler de sundu:

“Gazeteci ve edebiyatçı kimliğini aynı anda sürdürmesine rağmen ‘Gazetecilik edebiyatçılığa en zıt meslektir’ sözünü sarf etmiş olan Tarık Buğra, hem gazeteci hem de edebiyatçı olmasına rağmen öyle ya da böyle gazetecilik vasfını ömrünün sonuna kadar korumuş bir yazarımızdır. 1918’de dünyaya gelmiş, on sekiz yaşında liseyi bitirdikten sonra üniversite hayatına atılmak maksadıyla İstanbul’a gelmiştir. İstanbul Üniversitesine kayıt yaptırmasına rağmen iki yıl boyunca derslere devam etmemesi sebebiyle buradan kaydını almıştır. Daha sonra (hayatta iken) çok sevdiğini söylediği Hukuk Fakültesi’nde başlamış olmasına rağmen yazarlar ve edebiyatçılarla çok yakın münasebetleri sebebiyle burada da akademik çalışmalarına devam etmemiştir. Yirmili yaşlarda askere giden Buğra üç yıl asteğmen olarak askerlik yapmıştır. Pişmesinde büyük rol oynayan bu dönem; roman, piyes denemeleri başta olmak üzere ilk eserlerini vermeye başladığı dönem olmuştur. Askerliğinin ilk yıllarında Behçet Necatigil ile tanışması hayatının akışı açısından çok önemli bir yer tutuyor.”

İlyas Dirin konuşmasına şöyle devam etti:

“Askerden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne kayıt yaptırdığında yaşı yirmi dokuzdur. Askerlikten sonra ilk tanıştığı hocalardan biri Türkoloji’nin köşe başı isimlerinden olan Mehmet Kaplan’dır. Daha öncesinde Ahmet Hamdi Tanpınar ile de tanışmıştır. ‘Oğlumuz’ ismiyle Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan hikâyesi, Yunus Nadi hikâye yarışmasında ikincilik ödülüne lâyık görülür. Bu hikâyenin1948’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmasıyla birlikte profesyonel anlamda yazarlık hayatına başlamıştır. 1950’de İstanbul Atlası isminde bir gazete çıkarır. 1960’li yıllar Tarık Buğra’yı gazeteci kimliği yanında romancı olarak da tanıdığımız yıllardır. 1963’de tefrika edilen Küçük Ağa isimli romanı Buğra’yı romanda zirveye taşıyan romandır. Sol çevreler tarafından bile övgüyle bahsedilen Küçük Ağa romanının yayımlanmasıyla birlikte, Milli Mücadele’ye bakış açısında değişmiştir. Ardından 1966’da basılan Küçük Ağa Ankara’da ve 1970’de Firavun İmanı isimli romanı okuyucu ile buluşmuştur. 70’li yıllardan sonra ise Buğra’yı, Tercüman gazetesinde en çok okunan yazarlar arasında görüyoruz. Osmanlı Devletinin kuruluşunu anlatan Osmancık romanını da yazdığı 80’li yıllar ise son romanlarını yazdığı dönemdir.” diye konuşmasını tamamlayan Dirin, daha sonra sözü Yrd. Doç. Dr. Ramazan Topdemir’e bıraktı.

Konuşmasına herkese teşekkür ederek başlayan Topdemir; Türkiye’de en çok okunan edebî türün şiir olmasına rağmen en çok romanın satıldığını vurguladı. Özellikle tarihî romanların toplum üzerinde milliyetçi akımları yönlendirmede tesirinin büyük olduğunu söyledi. Şeyh Şamil’in Ruslara karşı verdiği amansız mücadelede en yakın yardımcılarından Hacı Murat’ın o sırada asker olan ünlü romancı Tolstoy ile karşılaşmasını anlatan Topdemir, bu karşılaşmadan çok etkilenen Tolstoy’un Hacı Murat isimli bir roman yazdığını söyledi. Tarık Buğra’nın Anadolu’dan Ankara’ya ve İstanbul’a bakışını; tarihi ve sosyolojik açısından tahlil eden Topdemir sözlerine şöyle devam etti:

“Tarık Buğra 20’li 30’lu yaşlarda hafızasına aldıklarını 1950’li yıllardan sonra yazıya dökmüştür. Küçük Ağa başta olmak üzere Buğra romanlarında sembollerden yararlanmıştır. Üç sembol grup ki bunlar aydınlar, askerler ve din adamlarıdır. Meselâ Küçük Ağa’da kolunu, bir azasını kaybeden Çolak Salih’e karşımıza çıkar; kolunu kaybeden Çolak Salih burada aynı zamanda yazarın bir sembolüdür.  Yani ‘Biz üç kıtaya sahip bir cihan imparatorluğu olan devlet iken Arabistan’ı yani bir kolumuzu kaybettik’ demektir. Romandaki Niko içimizde beslediğimiz düşmanla iş birliği yapan hainleri sembolize eder. Mesela Firavun’un İmanı isimli romanda Cumhuriyetin mutlu azınlıkları sahneye çıkmaktadır. Yani Buğra romanlarında hep toplumun sosyal gerçeklerine vurgu yapmıştır. Bu zamanda Tarık Buğra’yı anlamamızın en büyük sebebi Bâkî kalan bu kubbede hoş bir sâdâ bırakmış olmasıdır.”

Topdemir TRT’nin 1987’li yıllarda Küçük Ağa romanının TRT’de dizi olarak yayınlandığı saatlerde sokaklarda çok az insana rastladığını ilave etti. Tarık Buğra’nın romanlarında vurgulamak istediği konuları ve okuyucuya vermek istediği mesajları ana hatlarıyla tek tek tahlil eden Topdemir, Buğra’nın kaleme aldığı eserlerin günümüzdeki önemini de örnekleriyle uzun uzun anlattı.

Yaklaşık bir saat süren programın ilerleyen dakikalarında dinleyiciler arasında bulunan Basın İlan Kurumu İstanbul Şube Müdürü Mehmet Köşker ve gazeteciliğin duayen isimlerinden Osman Akkuşak Tarık Buğra ile hatıralarını anlattı. Edebiyatçı yazar Mehmet Nuri Yardım ‘Tarık Buğra’nın fikir ve yazılarının bugün hâlâ bize ışık tutuyor.” değerlendirmesi dikkat çekerken Buğra ile ilgili başka çarpıcı bilgiler de verdi. Oldukça ilgiyle takip edilen toplantıda bazı misafirler tarafından yöneltilen sorulara cevap verildi. Daha sonra hâtıra fotoğrafı çekimi ve ikramın arkasından program sona erdi.

 Yayın Tarihi: 6 Ağustos 2014

2-Tarık buğra toplantıısı 3-Tarık Buğra top.ilyas dirin 4-tarık bugra top.katılanlar

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın