ANSİKLOPEDİ HAZIRLAMAK AYDIN SORUMLULUĞUDUR

DSC_0115

            ESKADER’in düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde konuşan ansiklopedist yazar İhsan Işık, “Kültür konusunda yapılması gereken en önemli atılım, önemli ansiklopedik eserlerin dijital ortamda paylaşımını sağlamak ve gençlere ulaştırmaktır.” dedi.

            Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği’nin her perşembe Timaş Kitapkahve’de düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri, bu hafta literatürümüze birçok ansiklopedi kazandırmış olan İhsan Işık oldu. Araştırmacı yazar İlyas Dirin’in takdimini yaptığın toplantıda ansiklopedik çalışmaların tarih içindeki seyrini, biçim ve muhteva özelliklerini anlatan Işık, medeniyeti oluşturacak kültür inşasında envanter oluşturmanın önemine dikkat çekerek, bu tür çalışmaların desteklenerek artırılması gerektiğini vurguladı.

            Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım, konuşmasının başında son birkaç gün içinde vefat eden Prof. Dr. Nurettin Uzunoğlu ve Nevzat Köseoğlu’na başsağlığı diledi. İhsan Işık’ın Ankara’da ikamet eden ve çok sayıda ansiklopedi hazırlayan bir yazar olduğuna dikkat çeken Yardım, “1982’de Yazarlar Sözlüğü ile kendisini tanıdım. Böyle bir eser ortaya konduğunu görmek beni çok mutlu etmişti. O eser sonra büyük bir ansiklopediye dönüştü.” diyerek İhsan Işık’ın ansiklopedi deyince ilk akla gelen isimlerden olduğunu kaydetti ve bu alanda çalışma yapmanın çok emek ve zaman istediğine dikkat çekti.

            Programın takdimini gerçekleştiren İlyas Dirin ansiklopediler hakkında genel bilgiler verdiği konuşmasında, ansiklopedilerin devasa eserler olduklarını belirtti.  Bu türün Batı’da geliştiğini anlatan Dirin, 18. yüzyılda alfabetik sistemin geliştirildiğini kaydetti. Bu alana yılların adamış olan İhsan Işık’ın ansiklopedi maddelerinin bibliyografya olmaktan çok geniş izahlara yer verdiğini de söyleyen İlyas Dirin, “19. yüzyıldan sonra bizde de birçok ansiklopedist yetişti, eserler verdi. İhsan Işık, bu isimlerden daha fazla eser kazandırmıştır kültürümüze.” diyerek Reşat Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi’nin yarım kalmasına rağmen bugün aşılamaz eserlerden biri olduğunu belirtti.

CÜZ’İ AKLIN ÜRÜNÜ…

Sözü devralan İhsan Işık, konuşmasında ansiklopedinin mahiyeti, ansiklopedistlerin yaptığı çalışmalar, yayımladığı ansiklopedilerde neyi amaçladığı ve ansiklopedi ile ilgili kültürel sorunlarımız konuları üzerinde durdu. “Ansiklopedi konusunda neredeyiz?” sorusuna kafa yormamız gerektiğini belirten Işık, tarihimizde, ‘kamus’, ‘külliyat’, ‘tezkire’ gibi kelimelerin ansiklopedi yerine kullanıldığını, kültür hayatımıza yön veren bu tür çalışmaları bibliyografya halinde eserlerime dahil ettiğini belirtti. “Bu bahiste İslâm kültürü ve medeniyeti, Batı kültürü ve medeniyetinin kaynağı olmuştur. Tarihimizde 8. ve 9. yüzyılda çıkan ansiklopedik yayınlara rastlıyoruz. İlmin ve irfanın kaynağı doğu ve İslam coğrafyasıdır.” diyen İhsan Işık, İbn-i Sina ve Farabi gibi âlimlerin ansiklopedilerinin bulunduğuna dikkat çekti. Cumhuriyet döneminde yayımlanan ansiklopedilerin son derece tiyatral olduğunu vurgulayan Işık, “Resmî ideolojinin çerçevesi ön plandadır. Ya devlet desteği alınmıştır ya da almaya taliptir. Ansiklopedi bir kepçedir. Tarihten bir miktar alıp önümüze koyar. Sınırlıdır, aklın kepçesidir. Fani yaratıkların bir kabıdır. Cüz’i aklın ürünüdür.” Ansiklopedinin mümkün olan en geniş çapta bilgiyi bir araya getirdiğini, ama irfanın yanında bir dereceye kadar önemi olduğunu söyleyen İhsan Işık, bu bilgilerin bir yere kadar ışık tutabileceğini, bu şartlar düşünüldüğünde Cumhuriyet tarihinin en büyük ansiklopedisinin tamamlanmak üzere olan ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından hazırlanan İslâm Ansiklopedisi olduğunu belirtti.

            “BEYİN ENVANTERİMİZİ ÇIKARMAK İSTEDİM”

Faydalanılabilecek en önemli ansiklopedilerin başında Bursalı Mehmet Tahir’in Osmanlı Müellifleri adlı eserinin geldiğini, İbnülemin Mahmut Kemal İnal’ın Son Asır Türk Şairleri eserinin de bunlardan biri olduğunu dile getirdi ve Ali Emirî Efendi’nin de ansiklopedi konusunda katkılarına değindi. “1970’li yıllarda şiirlerim ile bilinirdim. 80’lerde düşünce kitapları yayımladım. 90’lardan itibaren de biyografi türünde çalışmalar öne çıkınca ansiklopediye yöneldim. Eğitimci olduğum yıllarda inandığım bir şey vardı: Kültürümüzü inşa eden ilim, kültür adamlarını, şair ve yazarları tanımıyorsak okullardaki diğer derslerin bir anlamı yoktur.” diyen İhsan Işık, Yazarlar Ansiklopedisi’ni hazırlarken amacının beyin envanterimizi ortaya çıkarmak olduğunu, ideolojik ayrımlara gitmeden eser vermiş kim varsa esere dahil ettiğini, amacının birbirimizden haberdar olmamızı sağlamak olduğunu ifade etti. Herkesin emin olduğu bir kaynak olmasını istediğini söyleyen Işık, maddeleri ayrıntılı olarak zenginleştirmesinin sebebinin de yine aynı nedenlerden kaynaklandığını dile getirdi. Bir kişiden, kuruluştan ya da devletten destek almadığına dikkat çeken İhsan Işık, bu işi tek başına yüklendiğini belirtti. Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi’nde ise Türklerin İslâm’ı kabulünden sonra yetişen ilim, kültür, sanat ve fikir adamlarını ile tarih boyunca iz bırakmış ünlü kadınların yer aldığını söyleyen İhsan Işık, “Bu çalışmaları bir aydın sorumluluğu ile yaptım. Bundan sonra edebî eserlere yönelmek istiyorum.” dedi.

            DİYARBAKIR’IN HAKİKİ YÜZÜ

Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi’nin aynı zamanda bir sancının ürünü olduğunu belirten İhsan Işık, Batı’nın İslam dünyası ile sürdürdüğü psikolojik savaşın İslâm dünyası insanlarını küçümseyip bütün bilim, sanat ve fikir adamlarının Batı’dan çıktığı iddiasını taşımak olduğuna dikkat çekerek “Prof. Dr. Fuat Sezgin, Cumhuriyet tarihinin yetiştirdiği en önemli ilim adamıdır. Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi de Fuat Sezgin’in müze kütüphanesinde vermek istediklerinin bir özeti gibidir. Bu sebeple, bu çalışma benim için çok önemli. Ezilen halklar enerjileri ile ihtiyar Batı’yı en fazla yüz sene sonra geride bırakacaktır. Çünkü Batı istemeden bilgi paylaşımı ile bu rekabeti başlatmıştır.” dedi. Diyarbakır Ansiklopedisi’ni de yaklaşık on yıldır sanal medyada gösterilmeye çalışılan Diyarbakır’dan büyük rahatsızlık duyduğu için hazırladığını anlatan Işık, Diyarbakır’ın İslâm aleminin en önemli şehirlerinden biri ve Kur’an’da yer olarak bahsedilen beldelerden olduğunu, binlerce sahabe kabrinin bulunduğunu ve Peygamber Efendimiz’in askerlerinden Halid Bin Velid tarafından fethedildiğini, ancak sanki bunların hiçbirinin olmadığı bambaşka bir belde olarak tanıtıldığını ve buna bir açıklık getirmek amacıyla bu eseri hazırladığını anlattı. Selçuklu ve Osmanlı’da Diyarbakır’dan yetişmiş birçok müderris olduğunu da vurgulayan İhsan Işık, İslâm dünyasının bir süre geride kalmasının sebebi olan Moğol İstilası’nın akametine uğradığını dile getirdi ve şunları söyledi:

“ANSİKLOPEDİ KÜLTÜR POLİTİKASINA HİZMET EDER…”

“Fitne kültürüne karşı kardeşlik kültürünü güçlendirecek ilmî ve kültürel çalışmalara ihtiyacımız var. Bunun ne kadar önemli olduğunu Batı kültürünün bizleri istila etmesinden anlayabiliyoruz. Bana birçok kişi internete rağmen bu ansiklopedileri neden hazırladığımı sorup durdu. İnternetteki bilgi bizim kültür gelişimimiz için sağlıklı değil, ancak bu eserler internet ortamına kazandırılırsa bir aşama kaydedilebilir. İnternet kütüphanelerinin yanısıra, semt kütüphaneleri ve büyük şehir kütüphaneleri kurulmalı. Üniversite kütüphanelerimiz ilkokul kütüphanesi görünümünden kurtarılmalı. Milli bir kültür ve eğitim politikamız olmalı. Bunun için de İslâm dünyasındaki gölgede kalmış ne varsa ortaya çıkarılmalı. İslam’da siyasi bir birliğin oluşabilmesi için önde İslam kültürünün yeniden ihyası konusu çok önemli. İslam dünyasındaki yazarlara dair bir ansiklopediye ihtiyaç var. Bu konuda çalışma yapmak isteyen olursa seve seve yardımcı olurum.”

İhsan Işık, konuşmasını tamamladıktan sonra dinleyicilerin sorularına cevap verdi. Program, Ahmet Yüter’in duası ve çekilen hâtıra fotoğrafları ile son buldu.

DSC_0143  DSC_0188 DSC_0185 DSC_0183 DSC_0161 DSC_0171 DSC_0176 DSC_0181 DSC_0160 DSC_0156 DSC_0152 DSC_0148 DSC_0137 DSC_0141 DSC_0144 DSC_0136 DSC_0133 DSC_0131 DSC_0125 DSC_0115 DSC_0116 DSC_0120 DSC_0124 DSC_0111 DSC_0097 DSC_0095 DSC_0094 DSC_0076 DSC_0078 DSC_0087 DSC_0091 DSC_0074 DSC_0065 DSC_0060 DSC_0063 DSC_0042 DSC_0050 DSC_0052 DSC_0056 DSC_0041 DSC_0033 DSC_0032 s DSC_0010 DSC_0011 DSC_0013 DSC_0017 DSC_0009 DSC_0006 DSC_0005

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın