ABBAS SAYAR İSTANBUL’DA İLK DEFA ANILDI

Abbas Sayar hakkında ilk toplantı

Basın İlan Kurumu ve ESKADER birlikte Abbas Sayar’ı andılar. Yazarın oğlu Ahmed Güner Sayar, babasının bilinmeyen yönlerini anlattı. İlgi gören toplantı, İstanbul’da Abbas Sayar hakkında yapılan ilk toplantı olarak kayda geçti.

Serdar Üstündağ (Sanatalemi.net)

Basın İlan Kurumu ile Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)’in birlikte düzenlediği “Matbuat Dünyasından Sanatkâr Çehreler” programının 13’üncüsünde Türk Edebiyatının en önemli romanlarından olan Yılkı Atı’nın yazarı Abbas Sayar anıldı. Bu toplantının, Abbas Sayar hakkında İstanbul’da yapılan ilk faaliyet olduğu belirtildi. Abbas Sayar’ın oğlu Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar’ın konuşmacı olarak katıldığı programı, ESKADER Yönetim Kurulu üyesi Elif Sönmezışık yönetti.

Romancı, şair, yazar, ressam Abbas Sayar Abbas’ı dün oğlu, iktisat bilgini Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar Basın Müzesi’nde bilinmeyen yönleriyle anlattı. Ahmed Güner Hoca, babasının az bilinen şairlik yönü üzerinde uzun uzun durdu, hayatından kesitler verdi, bazen duygulandı. Sorulara cevap verdi. Sonuçta dinleyicilerin hepsi Abbas Sayar’ı daha iyi, daha yakından ve derinlemesine tanımış oldular.

Açılış konuşmasını yapan ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım: “Abbas Sayar’ın Türk edebiyatında seçkin ve müstesna isimlerinden biri olduğunu” söyledi. “Diğer birçok edebiyatçımız gibi maalesef Abbas Sayar’ın da kıymeti bilinmemiştir.” diyen Yardım, “Basın İlan Kurumu ve ESKADER’in unutulmuş ve ihmal edilmiş değerlerimizi hatırlayıp onlar için toplantılar yaptığını” söyledi. Abbas Sayar’ın daha çok okunması, tanınması ve gençler tarafından anlaşılması gerektiğine işaret eden Yardım, “Bir çok edebiyatçı adına yarışmalar düzenlenirken Abbas Sayar adına da bir yarışma tertip edilmelidir. Hakkında bir anma kitabı hazırlanmalıdır. Abbas Sayar, kıymeti daha çok anlaşılması gereken önemli bir değerimiz, yazarımız, aydınımız ve sanatçımızdır. Allah rahmet eylesin.” diyerek sözlerini tamamladı. Yardım, daha sonra sözü, programı yöneten Elif Sönmezışık’a bıraktı.

Mehmet Nuri Yardım’a teşekkür eden Sönmezışık: “Başta Yılkı Atı olmak üzere birçok önemli esere imza atan ve Türk Edebiyatına kazandırmış olan Abbas Sayar’ın romancı kimliğinin yanı sıra yazar ve şair kimliği ile öne çıkan bir sanatçımız olduğunu” söyledi. Abbas Sayar ve eserleri hakkında kısa fakat önemli bilgiler veren Sönmezışık daha sonra sözü Abbas Sayar hakkında en yetkin isim olan oğlu Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar’a bıraktı.

Toplantının ilk dakikalarında babası Abbas Sayar’ın hayatına dair kronolojik biyografisini anlatan ve babasının şair yönüne geniş yer veren Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar, “Abbas Sayar sonradan şair olmamıştır, şair olarak dünyaya gelmiştir.” dedi. Abbas Sayar’ın İkinci Dünya Savaşı’ndan etkilenmiş sıkıntılı bir Türkiye ortamında doğup büyüdüğünü ve bir Anadolu çocuğu olduğunu anlatan Sayar, bir pınara, çağlayana benzettiği Abbas Sayar’ın şiirlerinden seçtiklerini okudu ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sanat yönünü Yozgat’tan çıkıp İstanbul’a geldiğinde beslemiş ve düşünüp söylediklerini yazma imkânı yakalamıştır. Çünkü Yozgat ona dar geliyordu. O öyle büyük bir nehirdi ki, bir an önce büyük bir şehre kavuşması lâzımdı. Ama bu nasıl olacaktı? Hayat kaza ve kaderden ibarettir. Annem ile evlenip İstanbul’a iç güveysi olarak geldi. Tabii ki o mânada üstadın bütün hayatı değişmeye başlıyor. İlk şiir kitabını 23 yaşında yayımladı. Babam, annem ve bilhassa dedem tasavvufî yaşantıları ile öne çıkan insanlardı. Neyzen Tevfik’in dedemi ziyarete geldiğini hatırlıyorum. Babam ilk şiirini Yunus Emre’ye yazmıştır. Babam diye söylemiyorum eğer bugün yaşasaydı yirminci yüzyılın Yunus Emre’si olabilirdi. Benim Abdülbaki Gölpınarlı’ya ilgim de babam sayesinde olmuştur. Elinden Gölpınarlı’nın Melamilik ve Melamiler isimli kitabı düşmezdi. Bu ortama rağmen babam zamanının büyük kısmını Beyoğlu’nda geçiriyordu. Çünkü İstanbul dahi ona dar geliyordu. Beyoğlu’na gider, şiir dolu olarak dönerdi. Şiire bakışı tasavvuftan yola çıkıyordu. Yozgat merkezli şiirlerini hece, İstanbul merkezli şiirlerini aruzla yazmıştır. Aruz ve hece vezni ile yazdığı gibi serbest vezinle de şiir yazmıştır.”

2-Ahmed Güner Sayar Abbas Sayar'ı anlattı 3-Ahmed Güner Sayar 4-Ahmed Güner Sayar babasını anlattı 5-Abbas Sayar toplantısı

NECİP FAZIL’LA DOSTLUĞU VARDI

Abbas Sayar’ın Necip Fazıl’la olan yakınlığına da temas eden Ahmed Güner Sayar, sözlerine şöyle devam etti:

“1945’lı yılların başında Necip Fazıl Kısakürek’in etrafında, ortak noktaları şiir ve edebiyat olan bir grup vardı. Aralarında Abbas Sayar’ın da olduğu Abdülhalim Uğurlu, İsmet Zeki Eyüpoğlu, Doğan Nadir Altuncu gibi isimlerden oluşan bu grup, Erenköy’de Necip Fazıl’ın etrafında bir çevre oluşturdular. Necip Fazıl bunların şiirlerine bakıp tashih ediyor bir nevi onlara hocalık yapıyor. Abbas Sayar’ın ilk şiirleri Büyük Doğu’da yayımlanmıştır. Daha sonra bunlar toplanarak ilk şiir kitabı olan Gönül Sandalı olarak çıktı. Necip Fazıl Yozgat’a geldiğinde ilk olarak ‘Abbas nerede?’ diye sormuştur.”

Abbas Sayar’ın Yılkı Atı romanını Anadolu’da terk edilmiş atlara duyduğu şefkatle kaleme aldığını anlatan Ahmed Güner Sayar, bu romanın terk edilmiş atlar gibi terk edilmiş insanları da mecazî bir üslupla anlatabildiğini belirtti. “Şaheseri Yılkı Atı romanıdır. Türkçede zirveye çıktığı romanı ise Can Şenliği’dir.” diyen Ahmed Güner Sayar, Abbas Sayar’ın Türk dili adına Yozgat semasında parlayan bir yıldız olduğunu ifade etti. Babasının gazetecilik macerasına da değinen Ahmed Güner Sayar, “Babamın bugüne ulaşabilmiş bir arşivi yoktur. Çıkardığı gazetede şiirlerinin yayımlanmış olması, peçetelere yazdığı dizelerin kaybolmamasıyla sağlandı. Şairliği yazı diline de yansımıştır. Gazetecilik ve matbaacılığı babam bir meslek olarak yürüttü ve bundan büyük zevk aldı. Gazetesini uzun yıllar boyunca ilanlarla ayakta tutmaya çalışmış ve bunu da başarmıştır.” dedi.

Babası ile arasında geçen ve daha önce bilinmeyen birçok hatırayı da anlatan Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar, program sonunda dinleyicilerden gelen sorulara cevap verdi. Daha sonra çekilen hâtıra fotoğraflarıyla program son buldu. Toplantının sona ermesinden sonra, Abbas Sayar’ın fotoğraflarından, yazılarından ve eserlerinden meydana gelen sergiyi gezen katılımcılara ikramda bulunuldu. Programı takip edenler arasında gazeteciler, yazarlar, yayıncılar, edebiyat öğretmenleri ve öğrenciler de vardı. Abbas Sayar’ın bütün eserlerini yayımlayan Ötüken Neşriyat’ın programa gönderdiği zarif çiçek dikkatleri çekti. Katılımcılar, ikram sırasında bile uzun süre ayaküstü sohbet edip hasret giderdiler.

Yayın Tarihi: 1 Mayıs 2014
 
6-Abbas Sayar toplantısında toplu fotograf
7-Abbas Sayar sergisi

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın