HATTAT KÂMİL NÂZİK ANLATIYOR

DSC_0191

Hat Sırlı Bir Sanat

ESKADER’in düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde konuşan hattat Kamil Nazik, “Hat sanatı insanın iç dünyasını aydınlatır ve insanın iç dünyasına doğru bir fetihtir.” dedi.

         Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER), her perşembe Timaş Kitapkahve’de düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri’nde edebiyat, sanat ve kültür simalarımızla dinleyicileri buluşturmaya devam ediyor. Bu hafta uzun yıllarını hat sanatına adamış bir sanatkâr olan Kâmil Nazik’in konuştuğu programda hat sanatı, noktadan başlayarak bütün yönleri ile dile geldi. Kendisi de hat sanatı ile meşgul olan tezhip sanatkârı Ayşe Emine Sultan Çelik’in yönettiği toplantıyı, Vehbi Vakkasoğlu, Dursun Gürlek, Özdemir Özsoy ve Muhsin Duran’ın da aralarında olduğu kültür çevrelerinin önde gelen isimleri ile geniş bir dinleyici topluluğu ilgiyle takip etti.

TEKNOLOJİ İLE HAŞIR NEŞİR BİR HATTAT

Programın açılış konuşmasını yapan ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım, aralıklı olarak klasik sanatlarımızın önde gelen temsilcilerini dâvet ettikleri toplantılar düzenlediklerini belirterek, bu toplantıları Ayşe Emine Sultan Çelik’in yönettiğini kaydetti. Hat sanatçısı Kâmil Nazik’in Küçükayasofya Camii yanında küçük, fakat talebesi bol bir yazı odası olduğunu, bununla da yetinmeyerek uzaklardaki talebelerine internet aracılığı ile ders verdiğini belirten Yardım, “Böylelikle hat öğrenmek isteyenler, mesafeleri aşıyor ve bu güzel sanatı öğrenmekten mahrum kalmıyor. Kâmil Nazik buna öncü olmakla hat sanatına önemli katkı sağlıyor.” dedi.

Programın takdimini gerçekleştiren Ayşe Emine Sultan Çelik, Prof. Uğur Derman’ın, “Güzel kavramını sonsuz olarak düşündüğümüzde karşımıza Allah çıkar.” cümlesi ile sözlerine başladı. Kâmil Nazik’in İstanbul’da hüsn-ü hat sanatını en iyi uygulayan şahsiyetlerinden olmasının yanı sıra teknolojiyi de bu sanat için en verimli kullanan sanatkâr olduğunu belirten Çelik, Nazik’in küçük yaşlarda hat çalışmaya başladığını ve hattatlığının yanında şairliğinin de bulunduğuna dikkat çekerek hat sanatına nasıl başladığı sorusu ile sözü Kâmil Nazik’e devretti.

         “KALEMİ ELİME ALDIM VE BIRAKMADIM”

Hat sanatı ile 7 veya 9 yaşlarında tanıştığını ve çocukluğu ile ilk gençlik döneminin Kahramanmaraş’ta geçtiğini anlatan Kâmil Nazik, Maraş’ın köklü ailelerinden ve 400 yıllık hoca sülalesinden gelen Zekeriya Güvenen ile hat meşk ettiğini, 7 yılın sonunda kendisinden icazet aldığını belirtti. “Hocam bir rahatsızlığından dolayı Ankara’ya ameliyata gidiyordu ve bana verdiği saman kâğıdına bir şeyler yazmamı istedi. Yazıp getirdiğimde altına imzasını attı. Böylece icazet almış oldum. Ancak o zamanlar icazet nedir, ne değildir, neye yarar hiç bilmiyordum.” diyen Nazik, bir zaman sonra İstanbul’a geldiğinde tıp fakültesine girmek istediğini, ancak lisede edebiyat okuduğu için özel bir sınava tabi tutulduğunu, doktor olmak isterken jeofizik yüksek mühendisi olduğunu ve bu görevi bir yıl yapabildiğini belirtti. 1996 yılı itibariyle kendini tamamen hat sanatına adadığını kaydeden Nazik, “Bütün bu işlere rağmen hocam ile çocuk yaşta elime aldığım kalemi bu güne kadar hiç bırakmadım. Vaktimi hiç boşa geçirmemeye gayret ettim. Çocukken yaşlanmayız sanıyoruz. Oysa buradan geçmişe bakınca hiç yaşamamış gibiyiz.” dedi.

 

         İLMİN DE HATTIN DA SONU YOK…

Hat sanatının günümüzde en parlak devrini yaşadığını düşünen Kâmil Nazik, daha da yükseleceğine inandığını kaydetti. 150 kadar talebesi olduğunu ve on yıldır birbiri ile hiç karşılaşmamış talebelerinin bulunduğunu belirten Nazik, onlar için özel bir albüm yaparak fotoğrafları ile birlikte kaydettiğini ve birbirlerini göremeyen talebelerini böylece tanıştırdığını ifade etti. “Bir hat sanatkârının özellikle Arapça ve İngilizceyi bilmesi gerekir. Arapça dinimizin, İngilizce dünyayı anlamanın gereğidir. Böylece ufkunuz genişler. Farkında olmadan yüksek bir kültüre kavuştuğunuzu görürsünüz.” diyen Nazik, ebru ve hat dışında kalan çalışmaları sanat kabul etmediğini, zannedilenin aksine hat sanatı dışındaki hiçbir dalda icazet geleneği olmadığını, bu geleneğin sonradan yerleştiğini belirtti. “Bir sanatın güzel sanatlardan olabilmesi için kendine has görünmeyen güzellikleri olması gerekir. Bu güzelliği de ancak kendisi ile uğraşanlara gösterir. Matematik ve fizik tahsil ettim. Hat sanatına harcadığım emek kadar matematik ve fiziğe çalışsam Batı bana üç kez Nobel ödülü verirdi. Buna rağmen ben hâlâ hattı bilmediğimi düşünüyorum. İlmin tamamı Allah’a aittir. Hangi ilimle uğraşırsak onu sonuna kadar bilemeyiz. Hat da öyledir. Öğrendikçe bilmediğimizi görürüz. Ben öğrendikçe hayret ediyorum halen. İnsanın gözü saç kalınlığını gördüğüne göre saç kalınlığındaki bir harfteki hata yine hatadır. Bu iş bu kadar zordur.” diyen Kamil Nazik, hattatların geleneğin uzantısı olarak ücretsiz ders verdiklerini, yazdıkları yazılardan ücret alabileceklerini kaydetti. Mehmed Şevki Bey’i örnek göstererek “Şevki Bey, yazdığı yazılardan da para almaz, alırsa memleketindeki fakirlere gönderirdi. Çok özel bir sanatkârdı, mübarek bir insandı.” dedi.

         NOKTADAN İNSANA VE KÂİNATA…

Hat sanatını matematik ile bağdaştırması ve bu yolla geliştirmesi hususunda bilgiler aktaran Kâmil Nazik, “Hat Sanatında Matematik Kavramlar diye bir kitap yazmayı düşünüyorum. Çünkü bizim mesleğimizdekilerin birçoğu matematik, fizik bilmez. Nokta hat sanatının ölçü birimidir. Noktanın ölçüsü ise 5 birime 6 birimdir. Kâbe’nin ölçüsü de budur. Hz. İbrahim zamanında yapıldığında kareydi. Peygamber Efendimiz 25 yaşındayken bir harabeye dönüşmüştü ve bu yüzden tamiri gerekti. Tamiri sırasında kullanılan keresteler yetmeyince bir tarafından altıda bir oranında küçültülmek zorunda kaldı. Nokta çok sırlıdır. Nokta, Kâbe’mizin küçültülmüş hali olarak hat sanatında kullanılıyor. Kâbe dünya üzerinde nasıl duruyorsa kağıt üzerinde de öyle duruyor nokta. Kâbe bir semboldür. Yeryüzünün sembolü… Cenab-ı Hakk’a yakınlaştıran secde makamıdır. Elif harfinin boyu 7-8 va 12 nokta arasında olabilir. Zaman zaman daha az nokta boyunda da olabilir. Elif çizgisi bir insana benzer. Elif, 7-8-9 nokta arasında güzeldir. Ama nokta boyu artarsa güzelliğini kaybetmeye başlar. Yazının hiçbir çizgisi, bilhassa nesih ve sülüs yazıda tam dik değildir. Yuvarlağımsıdır. İnsanın uzuvları da öyledir.” diyerek bundan yola çıkıp Sanat ve İnsan kitabını yazdığını ve yakında yayımlayacağını belirtti. Harflerin nokta üzerinden belirlenen ölçülerinin insan buluşu olmayıp ilham olabileceğine inandığını söyleyen Kâmil Nazik, samimiyetle hat sanatı ile uğraşanlara bu bilgilerin rüyada ilham edilebileceğine de inandığını kaydetti.

 

         İSTİFTE ALTERNATİFLER SONSUZ…

Kur’ân’ın kâinatın fihristi iken Cenab-ı Hakk’ın kâinatı bir noktaya gizlediğini anlatan Nazik, nokta küçüldüğünde de nokta olarak var olduğunu ve küçüldükçe küçük kâinatı temsil ettiğini, nokta boyutsuz olduğundan kendisine ruhu çağrıştırdığını ifade etti. Hat sanatında en zor aşamanın istif olduğunu anlatan Nazik, istifte alternatiflerin sonsuz olduğunu ve bu sonsuzluk içinde güzeli yakalamaya uğraştıklarını belirtti. Hat sanatı ile yürekten uğraşan kişileri Allah’ın muhakkak ihya ettiğini dile getiren Nazik, hattın iki yönü bulunduğunu, birinin dışarıdan görünen, bir diğerinin yazanın içeriden gördüğü tarafları olduğunu, hat sanatının insanın iç dünyasını aydınlatarak insanın iç dünyasına doğru fetih gerçekleştirdiğini söyledi. Programın sonunda Kur’an tilavetinin ardından Ahmet Yüter, hattat Kâmil Nazik’e özel kaleme aldığı manzum duayı okudu. Ardından da hâtıra fotoğrafları çekildi. Bâbıâli Sohbetleri’nin 27 Haziran Perşembe günkü konuğu ise şair Bahattin Karakoç olacak.

DSC_0145 DSC_0146 DSC_0151 DSC_0153 DSC_0154 DSC_0155 DSC_0158 DSC_0159 DSC_0160 DSC_0162 DSC_0164 DSC_0166 DSC_0171 DSC_0174 DSC_0181 DSC_0183 DSC_0186 DSC_0189 DSC_0190 DSC_0191 DSC_0193 DSC_0196 DSC_0198 DSC_0199 DSC_0202 DSC_0203 DSC_0204 DSC_0206 DSC_0207 DSC_0209 DSC_0211 DSC_0213 DSC_0214 DSC_0222 DSC_0225 DSC_0226 DSC_0227 DSC_0228 DSC_0229 DSC_0230 DSC_0231 DSC_0232 DSC_0238 DSC_0239 DSC_0242 DSC_0245 DSC_0246 DSC_0248 DSC_0249 DSC_0251 DSC_0254 DSC_0258 eskader156_rgb  İNTERNET

VİDEO

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın