GÜZEL BİR ÖLÜM MUSTAFA MİYASOĞLU

DSC_0049

Miyasoğlu’nu dostları unutmadı

Geçenlerde sonsuzluğa uğurladığımız edebiyatçı Mustafa Miyasoğlu hakkında ESKADER’in Cağaloğlu’nda düzenlediği anma toplantısına büyük bir katılım oldu. Dostları, Miyasoğlu ailesini yalnız bırakmadı.

                Düzenlediği anma programlarıyla tanınan Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)’nin yakınlarda ebedî âleme uğurlanan şair, yazar ve fikir adamı Mustafa Miyasoğlu hakkında tertip ettiği toplantıya büyük ilgi oldu. “Bâbıâli Sohbetleri” kapsamında Timaş Kitapkahve’de gerçekleşen programa katılan Türkiye’nin tanınmış, yazarları, şairleri, sanatçıları ve kültür adamları Miyasoğlu ailesini yalnız bırakmadılar.

Gazeteci Hüseyin Sarıkoç’un yönettiği anma toplantısında konuşmacılar Mustafa Miyasoğlu ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirdiler, hâtıralarını dinleyicilerle paylaştılar. Ayhan İnal, Beşir Ayvazoğlu, Mehmet Tekelioğlu, Abdurrahman Şen, Recep Garip, Gazi Altun, Muzaffer Doğan, Vahap Akbaş, Ahmet Rüştü Çelebi, Dursun Gürlek, Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, Özcan Ünlü, Hüseyin Altuntaş, Fazlı Karamanoğlu, Zeki Kuşoğlu, Fahrettin Gün, Sabri Koz, Nilüfer Miyasoğlu, Mehmet Miyasoğlu, Emre Miyasoğlu ve Eren Miyasoğlu söz aldılar. Akif Arslan ney üflerken Eren Miyasoğlu da sesiyle kendisine eşlik etti. İbrahim Özgün Miyasoğlu’nun “Şairin Duası” adlı şiirini okuduktan sonra Muhsin Duran bir aşr-i şerif tilâvet etti.

HÂTIRASINA SAHİP ÇIKILIYOR

Programın açılış konuşmasını yapan edebiyatçı yazar ve ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım, vefat eden kültür sanat adamlarının eserleriyle ve hâtıralarıyla yaşatılabildiğini belirterek, “Dernek olarak biz yitirdiğimiz şair, yazar ve sanatçılar için düzenli anma programları yapıyoruz. Bu bir görevdir, ömrünü milletimizin değerlerine adayanlar hiçbir zaman unutulmamalı, çeşitli vesilelerle hatırlanmalıdır.” dedi. Mustafa Miyasoğlu’nun cenazesine büyük bir ilgi olduğunu hatırlatan Yardım, konuşmasını şöyle tamamladı: “Basında bir çok haber çıktı, yazarlar köşelerinde yazdılar. Üç dört dergi özel sayı hazırlıyor. Bu durum, vefa duygusu adına önemlidir. Miyasoğlu adına bir anma kitabı hazırlanmalı, bir edebiyat yarışması düzenlenmelidir. O hem hizmet hem de himmet adamıydı. Kendisini rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz.”

Hüseyin Sarıkoç ilk olarak sözü şair Ayhan İnal’e verdi. Ayhan İnal Miyasoğlu’ndan bir şiir okuyarak şaire rahmet diledi. Yazar Beşir Ayvazoğlu da kadîm dostu Miyasoğlu ile tanışmasının hikâyesini anlattıktan sonra, “Mustafa bey de üstadı necip Fazıl gibi gençlere değer verdi, emek verdi, bu çizgiyi devam ettirdi, edebiyatla soluk alıp veren bir insandı.” dedi. Miyasoğlu’nun biyografi kitaplarının önemine dikkat çeken Ayvazoğlu, “Son zamanlarda şiiri azaltıp nesre ağırlık veriyordu. Bana göre de nesri ve biyografi kitapları son derece önemlidir.” dedi. Miyasoğlu’nun gençlik arkadaşı Mehmet Tekelioğlu ise “Yazarımızla Kayseri’de birlikte okuduk. Büyük Doğu Cemiyeti’ne devam ederdik.” dedikten sonra hâtıralarını nakletti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal ve Kültürel İşler Daire Başkanı Abdurrahman Şen, konuşmasında Miyasoğlu ile tanışmasının ilginç hikâyesini anlattı. “Yeni Devir gazetesinde tanıştık. Bana yazı yazdıran adamdır. Kendisini rahmet ve minnetle anıyorum.” diyen Şen konuşmasını şöyle tamamladı: “Necip Fazıl dışındaki diğer edebiyatçıları da severdi. Meselâ Tarık Buğra’yı takdir ederdi. ‘Tarık Buğra hiçbir yere kapılanmamıştır. Bu yüzden sağ kesim Tarık Buğra’ya sahip çıkmamıştır’ derdi. Miyasoğlu’nun kendisini romana yöneltmek istediğini ama sinemadan koparamadığını ifade eden Şen, “Mustafa ağabeyin hizmetleri çoktur. Yayınladığımız Sarmaşık dergisinin onuncu ve sonuncu sayısını ona adamıştık.”

GENÇLERE SAHİP ÇIKARDI

Recep Garip ilk gençlik yıllarında herhangi bir faaliyet düzenlediklerinde öncelikle Mustafa Miyasoğlu’nu dâvet ettiklerini belirterek, “Çünkü Mustafa ağabey bizi kırmazdı, gelir konuşurdu. Ondan emindik.” dedi. Garip, özetle şöyle konuştu: “Mustafa ağabey İslâm dünyasının meselelerini de yakından takip ederdi. Emperyalizmin tuzaklarına dikkat çekerdi. Proje üretmeyi çok sever, bu projeleri sıkıca takip ederdi.”

Gazi Altun Miyasoğlu ile tanışmasının hikâyesini anlatırken dinleyicileri 1970’li yıllara götürdü. Altun dinleyicilerle şu sözleri paylaştı: “Mustafa Miyasoğlu ile 1969’da MTTB’de tanıştık. Pınar dergisinde buluştuk. Türk Edebiyatı Vakfı’nda da sıklıkla bir araya gelirdik. Sanki bir ‘fikirmatik’ti. Ömer Seyfeddin’e de değer verir, onun adına yapılan yarışmaları önemserdi. O bir ideal ve dâvâ adamıydı. Çocukları inşallah Mustafa Beyin başlattığı hizmetleri sürdürecek.”

Muzaffer Doğan konuşmasında Miyasoğlu’nun çok konuştuğunu ama hep dolu konuştuğunu hatırlatarak şu noktalar üzerinde durdu: “O bir öğretmendi, öğretendi, dâvâsı için yaşadı. Üstadını çok severdi. Şiiri iyiydi, ama denemesi mükemmeldi. Çok iyi bir deneme yazarıydı. Bütün ömrünü edebiyata adadı, ama edebiyatı da dâvâsı için severdi. Gayretliydi.”

Mustafa Miyasoğlu’nun en eski arkadaşlarından şair ve yazar Vahap Akbaş, hüzün yüklü konuşmasında merhum yazarın hizmetlerini andı ve şöyle dedi:

“Hepimizin dostları vardır, onlar gidince kederlenir, bir boşluk duyarız. Ama Mustafa Miyasoğlu benim hayatımda en büyük boşluğu bıraktı. 1970’li yıllarda Devran adlı şiir kitabını okumuştum. Etkilendiğim bu kitap hakkında bir yazı yazmıştım. Beni aramış, bulmuş ve teşekkür etmişti. Bütün kitaplarını da imzalı olarak bana hediye etmişti. İşte köklü dostluğumuz o zaman başladı.”

DUYGULU ANLAR YAŞANDI

Ahmet Rüştü Çelebi, Miyasoğlu’nun kayınpederi Ekrem Ocaklı’nın hizmetlerinden bahsederken kültür tarihçisi Dursun Gürlek de Miyasoğlu’nun gayreti ve sadakati üzerinde durdu. Gürlek, “Hilmi Oflaz’dan sonra Necip Fazıl’ın en çok seven Miyasoğlu’ydu. Israrcıydı ve fikr-i takip sahibiydi.” diyen Gürlek, Miyasoğlu’nun hizmetlerinin unutulmayacağının altını çizdi. Yazar Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, Miyasoğlu’nun sanat, kültür ve medeniyet konularında duyarlı olduğunu hatırlatarak, “Tüccarlık yapmadı, cemaatçilik yapmadı, bir aydına yakışır şekilde çalıştı, çabaladı ve ömrünü tamamladı. Zaten bir aydına da bu yakışır.” şeklinde düşüncelerini açıkladı.

Mustafa Miyasoğlu’nun eşi Nilüfer Hanım, çocukları Mehmet, Emre ve Eren de duygu dolu konuşmalar yaptılar. Nilüfer Hanım, eşinin kendisine adadığı “Şiir” isimli şiiri okudu. Aile fertlerinin ve bazı konuşmacıların zaman zaman gözyaşlarına hâkim olamadıkları görüldü.

Dinleyicilerin üç saati aşkın süre dikkatle ve sabırla takip ettiği toplantının ardından hâtıra fotoğrafları çekildi. Dinleyicilere Mustafa Miyasoğlu’nun Konak Yayınları arasında çıkan son kitapları armağan edildi.

DSC_0005 DSC_0007 DSC_0011 DSC_0013 DSC_0014 DSC_0015 DSC_0016 DSC_0017 DSC_0021 DSC_0029 DSC_0030 DSC_0031 DSC_0034 DSC_0035 DSC_0036 DSC_0037 DSC_0038 DSC_0039 DSC_0040 DSC_0041 DSC_0042 DSC_0043 DSC_0044 DSC_0045 DSC_0049 DSC_0050 DSC_0051 DSC_0052 DSC_0053 DSC_0056 DSC_0060 DSC_0070 DSC_0071 DSC_0075 DSC_0076 DSC_0078 DSC_0081 DSC_0083 DSC_0085 DSC_0086 DSC_0087 DSC_0088 DSC_0089 DSC_0091 DSC_0099 DSC_0100 DSC_0101 DSC_0102 DSC_0104 DSC_0105 DSC_0106 DSC_0107 DSC_0110 DSC_0111 DSC_0113 DSC_0114 DSC_0115 DSC_0116 DSC_0119 DSC_0120 DSC_0121 DSC_0122 DSC_0123 DSC_0124 DSC_0126 DSC_0129 DSC_0131 DSC_0133 DSC_0134 DSC_0135 DSC_0137 DSC_0138 DSC_0140 DSC_0145 DSC_0146 DSC_0147 DSC_0148 DSC_0152 DSC_0156 DSC_0157 DSC_0159 DSC_0160 DSC_0164 DSC_0168 DSC_0170 DSC_0172 DSC_0173 DSC_0174 DSC_0176 DSC_0177 DSC_0178 DSC_0179 DSC_0180 DSC_0181 DSC_0183 DSC_0184 DSC_0185 DSC_0186 DSC_0190 DSC_0191 DSC_0192 DSC_0193 DSC_0196 DSC_0198 DSC_0199 DSC_0203 DSC_0204 DSC_0205 DSC_0211 DSC_0212 DSC_0213 DSC_0215 DSC_0217 DSC_0218 DSC_0219 DSC_0221 DSC_0222 DSC_0225 DSC_0226 DSC_0227 DSC_0228 DSC_0230 DSC_0231 DSC_0233 DSC_0235 DSC_0241 DSC_0242 DSC_0243 DSC_0249 DSC_0250 DSC_0254 DSC_0255 DSC_0256 DSC_0259 DSC_0261 DSC_0262 DSC_0263 DSC_0264 DSC_0265 DSC_0267 DSC_0269 DSC_0272 DSC_0275 DSC_0278 DSC_0282 mustafa miyasoğlu afişi

Yorum yazabilmek için lütfen Oturum Açın